Accenture Yarının Dijital İşletmelerini Etkileyen 5 Teknoloji Trendini Açıklıyor

Accenture Yarının Dijital İşletmelerini Etkileyen 5 Teknoloji Trendini Açıklıyor

Paylaş

accenture_globaltechmagazine2015 Accenture Teknoloji Vizyonu Raporu, dijital ekosistemlerin pazarı yeniden şekillendirmesine ve “Biz Ekonomisi”ni yaratmasına odaklanıyor. Accenture’ın global teknoloji trendlerine ilişkin yıllık raporu; pazarların yeniden şekillendirilmesi, çalışma ve yaşam tarzlarımızın değiştirilmesi anlamına gelen “Biz Ekonomisi” kavramına 180 derecelik bir dönüş olduğunu vurguluyor.

Accenture tarafından sunulan 2015 Teknoloji Vizyonu raporuna göre öncü kuruluşlar, yeni dijital “ekosistemler” yaratmak için diğer dijital işletmelerden, müşterilerden ve cihazlardan oluşan geniş bir alan içinde kendilerine yeni bir yol açıyor. Dijital işletmelere dönüşmek için teknolojiyi kullanmaya başlayan ve endüstri deneyimlerini, pazarlarını yeniden şekillendirmek için dijitalin gücü ile birleştirmeye odaklanan önde gelen şirketler, tek başlarına değil ekosistemler şeklinde çalışıp “Biz Ekonomisi”ni yaratarak fark ve kar yaratma alanında büyük potansiyel görüyor.

Accenture, “Biz Ekonomisi”ne geçişi, 2.000’den fazla IT ve işletme yöneticisinin katıldığı global araştırmasıyla doğruluyor. Araştırmaya katılan 5 kişiden 4’ü, gelecekte platformların, endüstrileri birbirleriyle bağlantılı (interconnected) ekosistemler halinde yeniden şekillendirmesiyle sınırların önemli ölçüde belirsizleşeceğine inanıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 60’ı ilgili endüstri dallarına yeni ortaklar katmayı planlarken yüzde 40’ı kendi endüstrileri dışındaki dijital ortaklardan destek almayı planlıyor, yüzde 48’i ise dijital teknoloji platformu liderlerini çalışmalarına dahil etmeyi düşünüyor.

Accenture Türkiye Teknoloji Grubu Ülke Lideri ve Yönetici Ortak Emre Hayretci, konu ile ilgili olarak; “Geçtiğimiz yıl açıkladığımız Teknoloji Vizyonu raporunda, büyük işletmelerin süreçlerini daha etkin şekilde yönetmek, pazara giriş şekillerini dönüştürmek, ortaklarla iş birliği yapmak, müşterilerle iletişimlerini güçlendirmek için dijital teknolojilere geçerek pazarlarının liderliğini yeniden ele geçirdiklerini belirtmiştik. Dijital artık bu şirketlerin DNA’sına işlemeye başladı. Bu şirketlerin değişimi daha geniş ölçeklerde gerçekleştirebilmesi için gelecek dönem ürün, hizmet ve işletme modellerini şekillendirirken, dijital işletmelerden oluşan daha geniş bir ekosistemden destek almak üzere sınırlarını esnetmeleri gerekiyor” dedi.

2015 Accenture Teknoloji Vizyonu Raporu, hızla büyüyen Endüstriyel Nesnelerin İnterneti ortamında (mevcut internet altyapısı içinde yer alan cihazların birbirleriyle bağlantılı olduğu) şirketlerin yeni hizmetler vermek, deneyimlerini yeniden şekillendirmek ve yeni pazarlara girmek için dijital ekosistemleri nasıl kullandığına ilişkin önekler veriyor. Accenture tarafından gerçekleştirilen araştırmaya katılanların yüzde 35’i, veri entegrasyonu sağlamak ve iş ortakları ile iş birliği yapmak için ortak API’ler kullanırken yüzde 38’i ise bunu yapmayı planlıyor.

Philips, sağlık hizmetlerinin veriliş şeklini yeniden şekillendirdiği ve optimize ettiği bir platform oluşturmak için Salesforce ile ortak bir çalışma gerçekleştiriyor. Öngörülen platform tüm sağlık hizmetleri çerçevesinde doktorlar ile hastalar arasında iş birliği ve iş akışını sağlamak amacıyla sağlık hizmeti uygulamaları geliştiricilerinden oluşan bir ekosistem oluşturacak. Bu ekosistem; elektronik sağlık bilgisi kayıtları, Philips görüntüleme cihazları, monitörleri, kişisel cihazlar ve teknolojiler kanalıyla elde edilen tanı ve tedavi bilgileri dahil oldukça geniş kapsamlı bir sistemi kapsıyor.

2015 Accenture Teknoloji Vizyonu Raporu, dijital ekosistemlere giriş yapan General Motors ve Philips gibi şirketlerin tek başlarına elde edemeyecekleri büyüme düzeylerine, ekosistemlerindeki diğer şirketlerle birleşerek ulaşabileceklerini belirtiliyor.

Geleceğin dijital güçleri arasında görülen 5 gelişen teknoloji trendi…

· Benim İnternetim: Bizim kişiselleştirilmiş dünyamız

Günlük kullandığımız objeler de günlük deneyimlerimiz gibi çevrimiçi oluyor ve yaşamlarımızın derinliğine inen çok sayıda dijital kanal oluşturuyor. Şirketlerin üzerinde çalıştıkları veya denediklerini bildirdiği kanallar arasında yüzde 62 ile giyilebilir cihazlar, yüzde 68 ile çevrimiçi TV’ler, yüzde 59 ile çevrimiçi otomobiller ve yüzde 54 ile akıllı cihazlar yer alıyor. Geleceğini düşünen işletmeler yeni uygulamaları, ürünleri ve hizmetleri inşa etme şekillerini değiştiriyor. Bu erişim noktaları üzerinde kontrol sahibi olmak için müşterinin güvenini sarsmadan tüketici deneyimlerini de sisteme dahil ederek onları motive eden yüksek düzeyde kişiselleşmiş deneyimlerin sunulması gerekiyor. Araştırmaya katılanların yüzde 60’ı kişiselleştirilmiş teknolojilere yapılacak yatırımın pozitif getiri sağlayacağını düşünüyor. Bu yeni “Benim İnternetim” alanında başarılı olan şirketler, bir sonraki çağın ev sahipleri olacak.

· Sonuç Ekonomisi: Somut sonuçlar üreten donanım

Akıllı donanımlar dijital işletme ile fiziksel dünya arasında bir köprü vazifesi görüyor. Lider işletmeler, nesnelerin interneti ile dijital araç kutularına donanım ve sensör yerleştirerek yüksek düzeyde birbirine bağlı donanım bileşenleri üretip müşterilerine gerçekten istedikleri şeyi anlık olarak vermek için çaba sarf ediyor. Daha fazla ürün veya hizmet değil, daha anlamlı sonuçlar… Araştırmaya katılanların yüzde 87’si ağ üzerinde daha akıllı donanımların, sensörlerin veya cihazların daha büyük oranda kullanılmasını ve bu şekilde işletmelerin mal ve hizmet satışından sonuç satışına geçişinin artacağını kabul ediyor. Katılanların yüzde 84’ü ise ürünlerin nasıl kullanıldığı ve ürünlerin bünyesindeki zekanın sonucu olarak müşterilerin elde ettiği sonuçlar hakkında daha derin bir bilgiye sahip. Bu “dijital devler” ileriye gitmenin artık bir şeyler satmakla değil, sonuç satmakla ilgili olduğunu biliyor. İşte buna “sonuç ekonomisi” deniyor.

· Platform Devrimi: Ekosistemlerin tanımlanması ve endüstrilerin yeniden tanımlanması

Dijital endüstri platformları ve ekosistemleri piyasadaki bir sonraki alt üst edici dalga olarak görülüyor. Platform bazlı şirketler, dijital ekonominin büyüme ve karlılık fırsatlarını giderek daha fazla yakalıyor. Aslında, araştırmaya katılanların yüzde 75’i, platformların başını büyük teknoloji şirketlerinin değil, endüstri oyuncuları ve liderlerinin çekeceğine inanıyor. Katılımcıların yüzde 74’ü, dijital işletme ortakları ile veri entegrasyonu için endüstri platformlarını kullanıyor veya bunları deniyor. Bulut ve mobildeki hızlı gelişmeler yalnızca bu platformlarla ilgili maliyet ve teknoloji bariyerlerini ortadan kaldırmakla kalmıyor, aynı zamanda endüstrilerde ve coğrafyalarda yeni oyun alanları açıyor. Kısacası, platform bazlı ekosistemler yeni rekabet düzlemini oluşturuyor.

· Akıllı İşletme: Çok miktarda veri + daha akıllı sistemler = Daha iyi işletmeler

Yazılımlar bugüne kadar çalışanların daha iyi ve daha doğru kararlar vermeleri için kullanıldı ancak büyük miktardaki verinin işlenmesi, analitiği, veri bilimi ve bilişsel teknolojideki gelişmeler sayesinde yazılım zekası, makinelerin bilgiye dayalı daha doğru karar vermelerini sağladı. Araştırmaya katılanların yüzde 80’ine göre bu çağ, uygulamaların ve araçların insana daha yakın bir yazılım zekasının olacağı bir dönem olacak. Araştırmaya katılanların yüzde 78’i yazılımların kısa bir süre sonra değişen dünyamızı öğrenebileceğine ve buna adapte olabileceğine ve öğrenilen deneyimlere dayalı kararlar verebileceğine inanıyor. Bir sonraki operasyonel mükemmellik düzeyi ve yazılım hizmetlerinin gelecek jenerasyonu yazılım zekasında sağlanan en yeni kazançlardan ortaya çıkacak.

· Yenilenen İş gücü: İnsan ve cihaz arasındaki iş birliği

Dijitale geçiş baskısı, insanların ve cihazların birlikte yapacakları şeylere duyulan gereksinimi artırıyor. Araştırmaya katılanların şirketlerin yüzde 57’si daha önce IT uzmanları tarafında yapılan veri görüntüleme gibi görevleri, artık iş kullanıcılarının yapmasını sağlayan teknolojileri kullanmaya başladığını ifade ediyor. Doğal ara yüzler, giyilebilir cihazlar ve akıllı cihazlardaki gelişmeler, şirketlerin çalışanlarını teknoloji ile güçlendirmeleri için yeni fırsatlar sunuyor. Araştırmaya katılan yöneticilerin yüzde 78’i, çalışanların akıllı cihazlarla birlikte çalışmasını sağlayan işletmelerin başarılı olacağını kabul ediyor. Katılanların yüzde 77’si üç yıl içerisinde, şirketlerin çalışanlarını eğitir gibi cihazlarını da eğitmeleri (akıllı yazılımlar, algoritmalar ve makinenin öğrenmesi vb.) konusuna odaklanacağını düşünüyor. Başarılı işletmeler, insan yeteneklerinin ve akıllı teknolojinin birlikte çalışmasının sağlayacağı yararları anlayacak ve her ikisini de yenilenen iş gücünün önemli üyeleri olarak konumlayacak.