Ana Sayfa Haberler Cisco yatırım yapılması gereken teknoloji trendlerine dikkat çekiyor

Cisco yatırım yapılması gereken teknoloji trendlerine dikkat çekiyor

Paylaş

Cisco, bağlantıdan daha fazla değer elde edebilmek için yatırım yapılması gereken teknoloji trendlerini açıkladı.

Tam 30 yıldır internet ile insanları bir araya getiren Cisco, şirketlerin dijital dönüşüm süreçlerinde  bu yıl yatırım yapmaları gereken teknolojileri sıraladı.  2018 yılının teknolojinin her zamankinden daha büyük bir etki yaratacağı bir yıl olma potansiyeline sahip olduğunu belirten Cisco Türkiye Genel Müdürü Cenk Kıvılcım, “Teknolojideki dönüşümü belirleyecek trendlerde uzmanlaşanlar dijital çağda büyüyüp gelişen şirketler olacak. Bu şirketlerin liderleri çağın dijital platformlarını yaratacaklar” dedi.

Cisco olarak yaptıkları tüm işlerin merkezinde internet bağlantısının bulunduğunu ifade eden Kıvılcım, insanları ve cihazları güvenli, güvenilir ve yüksek performanslı bir şekilde birbirlerine bağladıklarını, ancak günümüzde bağlantının artık standart bir özellik haline geldiğini dile getirdi. Kıvılcım, “Bu sebeple 2018’de bağlantıyı bir sonraki seviyeye taşıyoruz. Bağlantınızdan daha da fazla değer elde etmenize yardımcı oluyoruz. Bu sayede, ağınız ve akıllı asistanlar yardımıyla, verileriniz ile daha güçlü bir bağlantı kurma imkanı yakalıyorsunuz. Hem de seçtiğiniz bulut hizmeti üzerinden…” dedi.

İşte Cenk Kıvılcım’ın sıraladığı; dijital liderlerin 2018’de yatırım yapmaları gereken 5 teknoloji trendi:

Verileriniz sizin için çalışsın:

Günümüzde şirketler, bir insanın beyninin ömrü boyunca (hatta birkaç ömür boyunca) işleyebileceğinden daha fazla veri topluyorlar. Bu sebeple, her yerden toplanan verileri bir araya getirmek ve analiz etmek için yapay zekadan ve öğrenen makinelerden yararlanıyoruz. Bu çabanın tüm amacı ise, sizin daha akılcı kararlar vermenize yardımcı olmak.

Bu trend şimdiden uygulamaya koyulmuş durumda. Hastaneler, doktor ve hemşirelerin gereken durumlarda ellerini yıkayıp yıkamadıklarını kontrol edebiliyorlar. Bankalar, müşteri geri dönüşüne gerek kalmaksızın mobil uygulamalarındaki hataları bulup düzeltebiliyorlar. Müzeler, koleksiyonlarındaki hangi parçanın en çok ziyaretçi çektiğini görebiliyorlar. Liste böyle uzayıp gidiyor. 2018’de insan hayal gücünün, mümkün olanın sınırlarını genişlettiği çok daha fazla örnek göreceğiz.

Ağları yeniden keşfedin:

30 yıldır ağlar hemen hemen hiç değişmedi. Ağ ayarlarını elle yönetmek, bir IT ordusu gerektiren bir süreç. Bu, değişmek üzere. Değişimin başlayacağı yıl ise 2018. Manuel kontrolü geride bırakıyoruz, sıradaki adım niyet tabanlı yönetim.

Organizasyonunuzun ağını bir otomobil olarak düşünün. Şimdiye dek otomobilin ilerleyebilmesi için daima direksiyonda birinin bulunması gerekiyordu. Ancak, niyet tabanlı ağlar, akıllı otomobiller gibi. Nereye gitmek istediğinizi söylüyorsunuz, o kendisi yolunu buluyor. Örneğin ağınıza “Yeni bir şantiye kurmasını” söylüyorsunuz, ağınız makineleri otomatik olarak kurup doğru bir şekilde birbirine bağlıyor. Elle yapması saatler sürecek olan bu iş, birkaç milisaniye içinde gerçekleşiyor.

Otomatik sanal asistanları iş hayatınıza dahil edin

Bugün sanal asistanlardan bize hava durumunu söylemelerini, ya da yol tarifi vermelerini istiyoruz. Ortak nokta, bu isteklerimizi soru halinde yöneltmemiz gerekmesi. Ya gerekmeseydi? 2018 yılında sanal asistanlar ne istediğinizi, siz onlara söylemeden tahmin edebilecek kadar zeki olacaklar.

Hayal edin: Bir toplantı odasına giriyorsunuz. Oda, cep telefonunuzla bağlantı kurarak, kapıdan girdiğinizi anlıyor. Arka planda video konferans aracı takvim uygulamanızla konuşarak, iki dakika sonra başlayacak bir toplantınız olduğunu görüyor ve tam doğru zamanda konferansı başlatıyor. Oda ayrıca orada bulunan tek kişinin siz olduğunu da biliyor, bu yüzden rahat etmeniz için sıcaklığı birkaç derece artırıyor.

Otomatik asistanların gücü işte burada yatıyor. Kullandığını tüm araçlar arka planda birbirleriyle haberleşerek, doğru anda doğru görevi yerine getiriyorlar. Bunlar kulağa bilim kurgu gibi gelebilir, ancak bu bugün var olan bir teknoloji. 2018 yılında ise daha da fazla hayatımıza girecek.

Tüm bulutlara erişin

Günümüzde, artık tekil bir buluttan bahsetmek yerine, verilerinizi ve uygulamalarınızı, en yüksek performansı gösterecekleri yere yerleştirmek konuşuluyor. Üstelik bunları dilediğiniz gibi hareket ettirebiliyorsunuz. Güvenlikten hiç feragat etmeksizin.

Yani 2018, verilerinizi dilediğiniz gibi saklayabileceğiniz yıl olacak. Dilerseniz, veri merkeziniz üzerinden kendi özel bulutunuzu yaratın. Ya da Microsoft, Amazon veya Google’ın sunduğu bulut hizmetlerinden yararlanın. Veya bunların hepsini bir arada kullanın. Ne kadar çok, o kadar iyi. Çünkü verileriniz, ister tek bulut üzerinde olsunlar, ister yüzlerce, etkili bir şekilde korunacak, yönetilecek ve organize edilecek.

Güvenliği her şeyin bir parçası haline getirin

Fark ettiyseniz, her şeyi güvenli hale getirin ifadesini kullanmadım. Aradaki bu fark, oldukça önemli. 2018 yılında güvenliği yaptığınız her şeyin bir parçası haline getirebileceksiniz. İnsanların veya nesnelerin nasıl davrandıklarını izleyebilecek, davranış örgülerini öğrenebilecek ve bir değişiklik olması durumunda uyarı alacaksınız.

Ahmet adlı bir çalışanınız olduğunu varsayalım. Ahmet her gün e-postasını kontrol eder, WebEx kullanır ve bazı web sitelerinde gezinir. Ancak bir gün Ahmet, iki yıldır hiç kullanmadığı bir sunucuya dosya yükler. Epey tuhaf. Bu, Ahmet’in işten ayrılmayı düşündüğü anlamına geliyor olabilir. Daha da önemlisi Ahmet, şirketten ayrılırken size ait verileri de beraberinde götürmeyi planlıyor gibi görünüyor.

Güvenliği her şeyin bir parçası yaptığınızda, sistemleriniz bu davranış değişikliğini anında tespit edebilir. Ahmet’i otomatik olarak engelleyip, size bildirimde bulunabilir. Bu sayede güvenlik sorunlarını, daha gerçekleşmeden çözebilir, ya da en azından gerçekleşen ihlallere daha kısa sürede müdahale edebilirsiniz.