Çocuklara Yönelik Zorbalık Okulda Başlayıp Sosyal Medyada Devam Edebiliyor

Çocuklara Yönelik Zorbalık Okulda Başlayıp Sosyal Medyada Devam Edebiliyor

Paylaş

Zorbalık olgusu yeni bir olgu değil; birçok yetişkin çocukluklarında zorbalığa uğradıklarını hatırlayacaktır. ‘Geleneksel’ zorbalık okulun bahçesinde fiziksel ve sözlü tacizi içerirdi. Ancak artık İnternet kullanımının artması ve akıllı telefonlarla birlikte bu olgu, çocuk okuldan çıktıktan sonra bile son bulmuyor. Ne yazık ki çevrimiçinde siber zorbalık olarak devam ediyor.

Kaspersky Lab ve B2B International tarafından gerçekleştiren bir anket, ebeveynlerin neredeyse dörtte birinin (%22) çocuklarının çevrimiçinde ne gördüğünü ve ne yaptığını kontrol edemeyeceğini düşündüğünü ve neredeyse yarısının (%48) çocuklarının siber zorbalıkla yüzleşmesinden endişelendiğini ortaya koymuş.

Facebook, Instagram ve Twitter gibi sosyal medya ağlarının popülerliğinin artmasıyla birlikte çevrimdışı hayat çevrimiçi hayatla iç içe geçmiş bulunmakta. Bunun sonucu olarak zorbalık, çocuk oyun bahçesinden ayrıldıktan sonra bile peşini bırakmıyor. Zorbalık çevrimdışında, yani okulda başlayabilir ve sosyal medya üzerinden devam edebiliyor.

Çocuklara güvenlik tekniklerini öğretmenin yanı sıra teknolojinin sorumlu bir şekilde kullanılmasını öğretmek de önemli. Kaspersky Lab Güvenlik Araştırmacısı David Emm şu açıklamalarda bulunuyor: “Çocukların, aynı gerçek hayattaki iletişimde olduğu gibi çevrimiçinde diğer insanlarla etkileşim kurarken belirli bir ahlak anlayışı geliştirmesi gerekir. Bu onların daha fazla empati sahibi olmalarını sağlayacak ve siber suçlar ve siber zorbalığa bulaşma olasılığını azaltacaktır. Ayrıca erken yaşlardan itibaren bazı çevrimiçi etkinliklerle ilgilenmenin potansiyel tehlikelerini anlamaları da önemlidir.”

Siber zorbalık fiziksel şiddet içermiyor olsa da aşağıda açıklandığı üzere klasik zorbalıktan daha şiddetli olduğunu gösteren örnekler bulunuyor:

·   İsimsizdir. Siber zorbalık anonim çevrimiçi ayarlarda isimsiz kalabildiğinden zorbaların kimliklerini belirlemek ve sonuç olarak kimin sorumlu olduğunu kanıtlamak zordur. Bu durum ayrıca zorbaların verdikleri hasarla daha az bağlantılı olmalarına ve zorbalığı daha da ileri götürmelerine yol açabilir.

·   Kaçması zordur. Günümüzde birçok insan İnternet bağlantısına sahiptir ve teorik olarak çevrimiçinde depolanan küçük düşürücü olabilecek bilgilerin tümüne herkes erişim sağlayabilir.

·   Sürekli çevrimiçidir. Kurbanlar bilgisayarlar veya akıllı telefonlardan her zaman ve her yerden erişim sağlanabilir olduğundan siber zorbalıktan kaçması zordur.

·   Yüz yüze etkileşimden daha saldırgandır. Zorbalar ve kurbanları birbirlerini göremez. Dolayısıyla karşısındakinin yüz ifadelerini, jest, mimik ve davranışlarını da göremez. Zorbalar verdikleri zarardan uzaktadırlar ve bu nedenle diğerlerinin duyguları ve görüşleri hakkında daha düşüncesiz olurlar.

Günümüzde önemli bir sorun da ebeveynlerin çocuklarının maruz kaldığı siber zorbalığı nadiren fark etmeleri ve çocukların bu konuda konuşmaya isteksiz olması. Günümüzün toplumunda zorbalık, nedenleri ve taktikleri hakkında daha fazla bilgi edindikçe zorbalığı önlememiz kolaylaşacak.