Dijital strateji kullanılarak Kognitif bir kuruluş nasıl oluşturulur

Dijital strateji kullanılarak Kognitif bir kuruluş nasıl oluşturulur

Paylaş

IBM Türk Kognitif Çözümler
Ülke Lideri Nick Anderson

Dijital strateji kullanılarak Kognitif bir kuruluş nasıl oluşturulur? 

Günümüzde dünya genelinde yöneticilerin artık yapay zekâ ve kognitif bilişim kavramlarını benimsediklerini söylemek mümkün. Pek çok yönetici; müşterileriyle, ortaklarıyla ve diğer paydaşlarıyla etkileşim kurma yöntemlerini yeniden tanımlarken, iş operasyonlarını iyileştirmek için halihazırda kognitif teknolojileri kullanıyor.

Yakın zamanda yapılan bir IDC harcama kılavuzuna göre, kognitif platformlara ilişkin küresel harcamaların 2019 yılına kadar 31 milyar ABD Dolarını aşması bekleniyor.

IBM İş Değerleri Enstitüsü’nün yeni bir araştırmasına göre ise yöneticiler, dijital istihbarat yatırımlarını önceliklendirmek için bir yönteme ihtiyaç duyuyorlar. İş Değerleri Enstitüsü’nün Oxford Economics ile işbirliği içinde, devlet birimleri ve eğitim kurumlarının liderleri de dahil olmak üzere dünya genelinde 18 sektörde 6.000’den fazla üst düzey yönetici ile yaptığı ankette kuruluşların; geleneksel iş olanaklarını, ürünlerini, hizmetlerini ve süreçlerini, ister arka ofis sistemlerinde ister orta ofis yeteneklerinde veya ön ofis işlevlerinde olsun, kognitif bilişimi kullanarak yeniden tanımlayabilecekleri öne sürülüyor.

Geleneksel analitik, veri tabanlı öngörüler sunarken, kognitif bilişim ise bu öngörüleri önerilere dönüştürüyor. Kognitif bilişim; kitaplarda, e-postalarda, tweet’lerde, web günlüklerinde, resimlerde, ses ve video dosyalarında yer alan görüntüler, doğal dil ve sesler gibi yapılandırılmamış bilgileri anlayabiliyor. Kognitif sistemler, anlamı ortaya çıkarmak, daha bilgiye dayalı eylemler gerçekleştirmek için tekrarlayarak öğrenmek ve insanlar ile makineler arasındaki engelleri ortadan kaldıran yöntemlerle etkileşim kurmak için verilerden akıl yürütebiliyor.

Bu doğrultuda İş Değerleri Enstitüsü’nün gerçekleştirdiği araştırma aşağıda belirtilenleri saptıyor:

  • Dünya çapındaki CEO’ların yüzde 73’ü; kognitif bilişimin, kuruluşlarının geleceğinde önemli bir rol oynayacağını belirtiyorlar.
  • Ankete katılan dünya çapındaki CEO’ların yüzde 50’si, kognitif bilişimi 2019 yılına kadar kullanmayı planladıklarını belirtiyorlar.
  • Yöneticiler, kognitif girişimlerinden yüzde 15’lik bir yatırım getirisi öngördüklerini ifade ediyorlar.

Bu bilgiler ışığında; İş Değerleri Enstitüsü, kurumların kognitif destekli bir dijital strateji oluşturmak için üç aşamalı bir yaklaşımı kullanmalarını öneriyor. 

1) Geleceğin öngörülmesi: İş liderleri, kuruluşları için hem iş hem de teknoloji özelliklerini içeren bir stratejiyi uygulamak üzere kognitif yeteneklerden yararlanmalı. Liderler, sınırlı nitelikte bir dizi girişimle, 18-24 aylık bir dijital stratejiyi kullanmayı düşünmek isteyebilirler. Bu girişimler, sınırlı hedefler ve zaman dilimleri ile daha küçük, daha keşfedilebilir yatırımlar olabilir. Bu gibi girişimlerde; farklı işlevsel ekipler, beceri grupları ve iş ortağı ekosistemlerinden elde edilen kaynaklardan yararlanılabilir.

2) Pazarın ve kullanıcıların değerlendirilmesi: Kuruluşlar; kognitif bir stratejiyi uygulamaya koyduktan sonra, tanımlanmış bir yatırım profili ve girişimler sayesinde, pazara ve hedef kullanıcılara yönelik kapsamlı ve periyodik değerlendirmelere odaklanmalı. Böyle bir kullanıcı odaklı yaklaşım, Mükemmellik Merkezlerinden yararlanılarak oluşturulabilir.

Kuruluşlar, bir Mükemmellik Merkezi’nden yararlanarak, büyük miktarda veri kullanımı ve analizi için doğal dil işleme veya makine öğrenimi gibi yeni kognitif yetenekler bulmak için deney yapabilirler. Bu yaklaşım, ortak kullanım senaryoları ve uygulamaları oluşturur. Temel standartlar ve mimari hususlar, tek bir kuruluş için uyarlanabilir.

3) Hızlı bir şekilde genişleme: İşletmeler, bir kuruluşun planlama ve tasarımdan yürütmeye geçişi sırasında, kuruluşun kognitif projeleri ölçülebilir iş hedefleriyle uyumlu hale getirmesine olanak tanıyacak yeni girişimleri hızla keşfetmeli ve bunlara ilişkin ön ürün oluşturmalıdır. Bununla birlikte, bu tür pilot çalışmalar, mevcut müşteriler ve operasyonlar için sınırlı bir riskle tasarlanmalıdır.

Kognitif yetenekler olgunlaştıkça, işletmeler başarılı programları kuruluşlarının diğer bölümlerinde yeniden kullanmalıdır. Ayrıca, yeni kognitif bölümler, kaynaklar ve beceriler geliştirmelidir. İşletmeler, pazar başarısı hakkında sürekli geri bildirim sağlayarak, kognitif girişimleri sona erdirme veya ölçekleme konusunda kararlar almak için bu girdileri kullanmalıdır. Kuruluşlar, kognitif bilişimin, gelir fırsatlarını genişleten tamamen yeni inovasyon biçimlerine de imkân sağlayabileceğini öğrenmekten memnuniyet duyabilir.