Yazılım iletişim hizmeti sağlayıcılarının uyacağı kuralları yeniden yazıyor

Yazılım iletişim hizmeti sağlayıcılarının uyacağı kuralları yeniden yazıyor

Paylaş

Murat Mediçeler
VMware Türkiye Ülke Müdürü

İletişim sektöründe yazılım tanımlı teknolojiler payı hızla artmaya devam ederken, sektör giderek daha belirgin bir hale gelen bir gerçekle karşı karşıya kalıyor.

Gerek haberleşme sağlayıcılarının kendilerinde gerekse tüm bu haberleşme sağlayıcılarının ayak uydurması gereken daha geniş tedarik zincirinde geniş kapsamlı bir kültürel, altyapısal ve organizasyonel bir dönüşüm ihtiyacı.

Her iletişim hizmeti sağlayıcısı duruma ayak uydurmanın ve ihtiyaçlara uygun kalma niteliğinin hayati değer taşıdığının farkındadır.  Hız hayati bir niteliktir. Çeviklik hayati bir niteliktir. Her sağlayıcı müşterileri için değerli bir hizmet sağlayıcısı olmak zorundadır; hizmeti zamanında yerine ulaştırmalı, müşteri deneyimini zenginleştirmeli ve kendisini farklılaştırmalıdır. Bunu sadece yazılım tanımlı yaklaşım aracılığıyla yapabilir. Ancak bu şekilde operatörlerin yeni hizmetleri müşterilere çabucak ulaştırmaları için gereken hız ve çevikliği sağlayarak rekabette öne geçer.

Doğal olarak, geleneksel bir hizmet sağlayıcısı olmaktan çıkıp yazılım tanımlı bir operatör olmaya evrilmek karmaşık bir görevdir; bu yol herkes için farklı tecrübelerle doludur ve izlenebilecek sabit bir şablon yoktur. Yine de hizmet sağlayıcıların hemfikir olduğu üç temel unsur gözlemlenebilir: bu geçişin sorunsuz, etkin ve hissettikleri gibi geniş çaplı bir bozulma olmaksızın gerçekleşmesi.

Mevcut altyapıda inovasyon 

Yazılım tanımlı olmanın ilk adımı, doğru altyapının yerleştirildiğinden emin olmayı gerektirir. İletişim hizmeti sağlayıcıları için bunun anlamı, çevik bir ortam sağlayan temel katman görevi görecek açık ve sanallaştırılmış bir hizmet ulaştırma platformuna geçmek demektir. Böylece operatörler uygun maliyetlerle hem hız hem de ölçek olarak değişim sağlayabilirler.

Fakat eski yatırımlar da hayatın bir gerçeği. O halde asıl soru hem işimde inovasyonu hem de mevcut teknoloji, ağ ve altyapımla ilerlemeyi nasıl başaracağım sorusu. Hiçbir şey yapmamak artık bir seçenek değil; dolayısıyla en etkin seçenek eski ağın yanı sıra bu yeni sanallaştırılmış ağı kurmak ama bunu modüler bir şekilde yapmaktır; bir başka deyişle,  gelir potansiyeline göre yatırımları planlamak ve adım adım ilerlemektir.

Yazılım tanımlı bu platformu oluşturarak, bilgi işlem, ağ ve depolamayı sanallaştırarak ve hizmet yönetimi ve operasyonları ekleyerek, uygulama ve servislerin hızlı bir şekilde düzenlenebileceği bir temel oluşturulur.  Bir diğer deyişle, bir iletişim hizmeti sağlayıcısı yeni bir hizmet ulaştırmak istediğinde, örneğin LTE üzerinden HD bir video ileteceğinde, altyapı çevikliğini aylar içinde değil günler içinde elde edebilir. Bu da açık bir rekabet avantajı demektir.

Altyapı kurulduktan sonra, ağ fonksiyonları da hızla ve etkin bir şekilde devreye alınır ve bu da iletişim hizmeti sağlayıcılarına operasyonel çeviklik, hizmette farklılaşma ve düşük maliyet gibi en çok ihtiyaç duyulan nitelikleri getirir. Örneğin, Hindistan’daki bir operatör sadece 75 gün gibi kısa bir sürede 50 milyon aboneye ulaşarak, ağ fonksiyonları sanallaştırma (NFV) mimarisi sayesinde pazarda büyük bir farklılaşma yaratma, yeni hizmetler sunma ve şaşırtıcı bir büyüme sinyalleri verdi. Ağ fonksiyonları sanallaştırma (NFV), iletişim hizmeti sağlayıcıları stratejistleri ve ağ mimarlarının en önemli konusu haline geliyor.

Birçok kişiye göre, iletişim hizmeti sağlayıcılarının ağ fonksiyonuna geçmelerine yardımcı olacak bulmacanın kayıp kilit parçası buydu; artık önceleri kilitli olan markalı bir kutudan yazılım tanımlı bir buluta geçiş yapmaları kolaylaştı.

Telekom sektöründeki sanallaştırma pazarının neden bu denli “olgun” olduğunun açıklaması da burada yatıyor. Accenture Enterprise Survey 2016 araştırmasında elde edilen bulgulara göre, katılımcıların yüzde 95’i önümüzdeki üç yıl içinde ağ hizmetlerinin sanallaştırılacağına inanıyor, yüzde 33 ise hâlihazırda bu çözümden yararlanıyor. Aynı raporda, katılımcıların yüzde 89’unun, kendilerinin de yakında “hizmet olarak” modeline geçeceklerine inandıkları görülüyor.

Operasyonel modelin yeniden kurgulanması

Başarılı bir dönüşüm, iletişim hizmeti sağlayıcılarının faaliyet modelini değiştirmesini gerektirir: ilgili roller, organizasyon şeması, aranan beceriler, süreçler ve kültür değişmeli şirketin izlediği yeni yön net bir şekilde yansıtılmalıdır.

Altyapı kurulur kurulmaz bir sonraki adım iletişim hizmeti sağlayıcılarının varoluş nedeni olan işlerini yeniden kurgulamalarıdır; ancak böylece dijital çağın sunduğu fırsatlar tam anlamıyla yakalanabilir.

Silolaşmış, fonksiyon tabanlı bir organizasyon, hizmet merkezli bir model ile çalışamaz. BT ağ sistemi ve bu yeni altyapıyı çalıştıracak bulut hizmetleri konusunda daha geniş perspektifi olan BT uzmanlarının “bir araya gelmesi” gereklidir. Örneğin ağ operasyonlarının donanımdan hizmete kadar tüm ağ yığınlarıyla ilgilenmesini gerektiren geleneksel, silolaşmış yaklaşımdan çıkarak, tüm bunların üzerine çıkan ama hizmet uzmanlığı olan ekiplerin ve mimar katmanlarının yer aldığı daha entegre, daha yatay bir yaklaşıma geçmekten söz ediyoruz. Bu “çapraz-alan” rollerinin hedefi mimari, mühendislik ve operasyon ekipleri arasında çok daha yakın ilişkiler oluşturmaktır ve bu aynı zamanda hizmet vermeyi merkeze koyan bir yaklaşımdır.

Bu yeni ve bütünlüklü yaklaşım yeni kurallar ve katılım modelleri ister.  İşletmenin müşterileri için daha değerli bir hale gelmesini sağlayan bir ortam kurmayı temel alır; bu ortamda düzenli aralıklarla inovatif uygulamalar ve hizmetler yaratan BT ile birlikte çalışan düşük maliyetli dev-opps ekipleri tarafından oluşturulan yeni özellikler yer alacaktır. Dev-opp’ların rolünün önemi, daha hızlı ve daha inovatif hizmet verilmesini gerektiren bu yeni dünya düzeninde gitgide artmaktadır. 

Kültür değişimini yeniden düşünmek

Bir kurum yazılım tanımlı olunca, işgücünün de bu değişime ayak duydurması ve donanım odaklılıktan yazılımlı tanımlı IP ağlarına geçiş yapması gerekir ve tam da bu yüzden kültür buradaki son bileşendir. Keza yazılım tanımlı olmak temelden farklı beceriler ve yepyeni bir düşünme tarzı gerektirir. Başarı hızlı hareket etmekte, talebe göre inovasyon yapmakta yatar.  OTT (Over The Top) oyuncularıyla (YouTube, Facebook, NetFlix gibi pek çok servis) eşit düzlemde oynayabilmek için bu şarttır.

Artık öyle bir kültürle yaşıyoruz ki, piyasaya yeni sunulan her şey baştan aşağı test ediliyor ve daha gün yüzü görmeden aylar süren döngülerden geçiriliyor. Müthiş bir hızla içerik ve yeni müşteri hizmetleri üretebilen OTT operatörlerine karşı yazılım tanımlı bir modelin getireceği fırsatlar, iletişim hizmeti sağlayıcılarını daha cesur, daha yaratıcı ve inovatif kılarak onları daha rekabetçi yapabilir. Bu, sektörün uzun zamandır geçimini sağladığı mentalite ve yaklaşımın bir kademe ötesindedir ama getirisi katbekat fazla olacaktır.

Elbette bir kurumun kültürü akşamdan sabaha değişmeyecektir ama tüm çalışanların yazılım tanımlı bir dünyada ayakta kalmalarını sağlayacak becerilere sahip olması çok önemlidir. AT&T’nin sektörde gitgide daha çok ihtiyaç duyulan temel programlama becerilerine yönelik tasarlanmış olan ‘nano degrees’ modeli bunun en güzel örneklerinden biridir. Doğru yeteneklere sahip çalışanları ve bu yetenekli insanların beslenebilecekleri bir iklimi olmayan kurumlar asla gerçek anlamda yazılım tanımlı olamazlar.

Böylesine hızlı değişen bir ortama ayak uydurmak ciddi bir mücadeleyi gerektirir. Bu sektörde, hiç tahmin edilemeyen yer ve zamanlarda hızla ortaya çıkıp yükselen ve geleneksel iletişim hizmeti sağlayıcılarının verebileceklerinden çok daha değerli hizmetler veren dijital oyuncuların var olduğuna tanık olduk.  Temelde, pazarda geç kalmak, pazar paylarının riske atılması demektir ama biz bunun telafi edilebileceğine inanıyoruz.

İletişim hizmeti sağlayıcıları pazar fırsatlarına karşı daha iyi tepkiler vermenin ve müşterilerin gözünde daha değerli olmanın yeni ve inovatif yollarını bulmak zorundalar. Skype, WhatsApp ve Netflix yıllardır bu pazara girmek için uğraşmış değil; bu servisler bir fırsat gördüler ve mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde bu fırsatın üzerine atladılar. İletişim hizmeti sağlayıcılarının kazançlarından küçük parçalar alma hedefi gütmüyorlar; bu servisler buradalar ve daha geniş bir telekom ekosisteminin içine sağlam bir şekilde yerleşmiş durumdalar.

İletişim hizmeti sağlayıcılarının halihazırda içinde yer aldıkları tablo, ezberleri bozan küçük teknoloji cambazlarının pazardaki oyuncuları huzursuz edecek bir güç ve ivmeyi hızla yakalayabileceklerinin bir göstergesidir. Bu ezber bozucular, yeni özellikleri müşterilerine işletmeler daha sadece düşünürken gerçekleştirip ulaştırma yeteneklerine güvenirler. Eskimiş ve geleneksel iletişim hizmeti sağlayıcılarının bu değişime ayak uydurması şarttır.

Yazılım tanımlı teknolojiler, bu dijital ezber bozucuların kalite, hız, ölçek ve seçenekleriyle rekabet edip aynılarını sağlayabilmek için son fırsat diye tabir edilen bir şeyi sunuyor. Artık karar zamanı geldi: ya siz ezberi bozacaksınız ya da birileri sizin ezberinizi bozacak.