Cuma, Haziran 14, 2024

İlgili İçerikler

Bu hafta gündemdekiler

E-ihracat için öncelikli tercih çevrimiçi pazaryerleri

Amazon-com-tr-globaltechmagazineAmazon Türkiye ve PwC Türkiye iş birliği ile gerçekleştirilen yeni bir araştırma, Türkiye’deki KOBİ’lerin e-ticaret ve e-ihracat faaliyetlerinin durumu hakkında önemli iç görüler ortaya koyuyor. Verilere göre, ülkemizdeki KOBİ’lerinin yüzde 25,3’ü hâlihazırda e-ticaret yaparken yüzde 19’u ise önümüzdeki dönemde e-ticarete başlamayı planlıyor. Bu çıktılar, işletmelerin önemli bir kısmının e-ticaretin sunduğu fırsatları değerlendirerek mevcut faaliyetlerini büyütmeye hazır olduğunu gösteriyor. Araştırma ayrıca KOBİ’ler arasında e-ihracat penetrasyon oranının yüzde 4,1 olduğunu, hedef pazar ve sektörel bilgi eksikliğinin ise KOBİ’lerin e-ihracata başlamalarının önündeki en büyük zorluk olduğunu da ortaya koyuyor. E-ihracat yapan KOBİ’lerin yüzde 71’i, firma internet siteleri (yüzde 39), firma mobil uygulamaları (yüzde 22) ve sosyal medya platformlarına (yüzde 19) kıyasla pazaryerlerinin sunduğu fırsatlardan yararlanmayı tercih ediyor.

Raporda ayrıca Türkiye’deki beş e-ticaret ve e-ihracat trendi de özetleniyor. Bunlar;  sosyal medyada ticaretin yükselişi, mobil cihazlarla alışveriş (m-ticaret), teslimat süreleri ve teslimat koşullarındaki iyileşmeler, kadınlara ait KOBİ’lerin yükselişi ve değişen tüketici değerleri olarak sıralanıyor.

İSTANBUL – 31.05.2023 – Amazon Türkiye ve PwC Türkiye iş birliği ile bugün yayımlanan “Türkiye’deki KOBİ’lerin E-Ticaret Görünümü” raporunun sonuçları, Amazon Türkiye Ülke Müdürü Richard Marriott, PwC Türkiye Ülke Kıdemli Ortağı Cenk Ulu, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve  Dijital Dönüşüm Komisyonu Başkanı Öner Çelebi ve Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda sivil ve özel sektör temsilcisini bir araya getiren bir toplantıda paylaşıldı.

“Türkiye’deki KOBİ’lerin E-Ticaret Görünümü” raporunda, Türkiye genelinde 2 binden fazla KOBİ’nin hem iç hem de dış pazarlara girişle ilgili ihtiyaçlarını ve karşılaştıkları zorlukları daha iyi anlamak amacıyla yapılan anketin sonuçları da yer aldı. Anket bulguları, Türkiye’de e-ticaretin kanalının daha olgun kanallara kıyasla gelişim aşamasında olmasına rağmen, artan internet penetrasyonu ve kaliteli çevrimiçi ürünlerin artan bulunabilirliği sayesinde yükselişe geçmeye hazır olduğunu ortaya koyuyor. E-ticaretle ilgili ülke çapındaki istatistiklerine paralel olarak, raporda yer alan ankete katılan Türkiye’deki KOBİ’lerinin yüzde 25,3’ü e-ticaret faaliyetlerinde bulunduklarını, yüzde 19’u ise önümüzdeki dönemde e-ticarete başlamayı planladıklarını belirtiyor. Bu sonuç işletmelerin önemli bir kısmının e-ticaretin sunduğu fırsatları değerlendirerek mevcut faaliyetlerini büyütmeye hazır olduğunu gösteriyor.

Türkiye’deki KOBİ’ler arasında e-ihracat penetrasyonu sınırlı seviyede

Türkiye’deki e-ticaret faaliyetlerinin yurt içi ve yurt dışı dağılımına genel bir bakış da sunan rakamlar, şaşırtıcı olmayan bir şekilde yurt içi ticaretin önemli rolünü de vurguluyor. Sınır ötesi ticarette kademeli ancak sınırlı bir artış olduğunu da gösteren rapora göre, Türkiye’deki KOBİ’lerin henüz küçük bir kısmı e-ihracat yapıyor. Ankete katılan KOBİ’lerin yalnızca yüzde 4,1’i e-ihracatı işlerine dahil ettiklerini belirtiyor. Bu istatistik, Türkiye’deki KOBİ’ler arasında e-ihracatın penetrasyon oranının şu anda düşük olduğunu gösterse de e-ihracata daha fazla katılım fırsatı bulunduğuna da işaret ediyor.

E-ihracat için öncelikli tercih çevrimiçi pazaryerleri

Araştırmaya göre, Türkiye’de e-ihracat yapan KOBİ’lerin yüzde 71’i, firma internet siteleri (yüzde 39), firma mobil uygulamaları (yüzde 22) ve sosyal medya platformlarına (yüzde 19) kıyasla pazaryerlerinin sunduğu fırsatlardan yararlanmayı tercih ediyor. Ankete katılan KOBİ’lerden çevrimiçi pazaryerleri ve pazaryeri operatörleriyle aracılığıyla e-ihracat yapanlar, pazaryerlerinin şu konularda faydalı olduğunu vurguluyor: Pazarlama ve tanıtım yoluyla yeni müşteriler edinmek (yüzde 48), lojistik ve nakliye açısından maliyet verimliliği sağlamak (yüzde 43), marka görünürlüğü yaratmak (yüzde 42) ve etkin iletişim kanalları aracılığıyla gelişmiş ve güvenilir müşteri hizmeti sunmak (yüzde 38).

E-ihracatın önündeki en önemli engel bilgi eksikliği

“Türkiye’deki KOBİ’lerin E-Ticaret Görünümü” raporu, Türkiye’deki KOBİ’ler için e-ihracat faaliyetlerine katılmamalarının arkasındaki temel nedenin bilgi eksikliği olduğunu ortaya koyuyor. Ankete katılan KOBİ’lerin yüzde 76,8’i e-ihracatın ne olduğu ve nasıl yapılacağı konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarını ve yalnızca yüzde 23,2’si e-ihracat terimlerine aşina olduklarını belirtiyor. E-ihracata aşina olan KOBİ’ler ise sektörler ve yurt dışı pazarlarla ilgili bilgi eksikliği ve yetersiz teknik altyapı nedeniyle e-ticaret ve e-ihracat yapmakta hala tereddüt ediyor. Ankete katılan KOBİ’lerin yüzde 55’i, hedef pazar ve sektörel bilgi eksikliğinin sınır ötesi e-ticaret yapma becerilerini kısıtlayan en büyük zorluk olduğunu belirtiyor. Ayrıca, katılımcıların yüzde 43’ü, özellikle satış sonrasına ilişkin olarak uluslararası bir kitleye hitap edemeyen yetersiz müşteri hizmetleri süreçlerine sahip olduklarını düşünürken yüzde 30’u, lojistiğe erişim yetersizliği nedeniyle e-ihracata çekimser yaklaşıyor.

Bilgi eksikliği, Türkiye’deki KOBİ’ler için e-ihracatın önündeki en büyük engel olarak ortaya çıkmasına rağmen e-ihracat hacmi 2019’dan bu yana kademeli olarak artıyor. Gelirlerdeki artış, e-ihracat yapan KOBİ’leri bu satış kanalını gelecekteki hedef ve stratejilerine daha fazla dâhil etmeye yönlendiriyor. Anket sonuçlarına göre, KOBİ’lerin yüzde 47’si e-ihracat seviyelerinin aynı kalacağına inansa da yüzde 35’i e-ihracat hacimlerinin gelecekte artacağını düşünüyor ve hiçbir KOBİ e-ihracat satışlarında azalma beklemiyor. Bu durum, e-ihracat hacimlerini artıracak imkânlara veya bilgiye sahip olmayan KOBİ’lerin, daha geniş bir müşteri tabanına ve diğer pazarlara daha geniş bir erişime sahip olan çevrimiçi pazaryerleri ile iş birliği yapmak gibi stratejiler izleyerek başarıya ulaşabileceklerini gösteriyor. Dolayısıyla anket bulguları, doğru ortam ve fırsatlar sağlandığında Türkiye’deki e-ihracat hacminin artabileceğini ortaya koyması açısından da önem taşıyor.

Tüketici değerleri değişirken sosyal medyada ve mobilde ticaret artıyor

“Türkiye’deki KOBİ’lerin E-Ticaret Görünümü” raporu, Türkiye’nin e-ticaret ve e-ihracat faaliyetlerini etkileyen son trendlerin yanı sıra değişen tüketici davranışları ve beklentileri hakkında da önemli bilgiler ortaya koyuyor. Bulgulara göre, küresel trendlere paralel olarak sosyal medyada ticaret Türkiye’de özellikle Z kuşağı arasında önemli ölçüde artıyor. Ayrıca Türkiye’de 2022 yılının ilk 6 ayı itibarıyla e-ticaret işlemlerinin yaklaşık yüzde 76’sı mobil cihazlar üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu oran, Türkiye’yi mobil ticaretin (m-ticaret) e-ticaretin yüzde 72,9’unu oluşturduğu dünya ortalamasının önüne geçiriyor.

Çevrimiçi perakendeye olan talebin artışı Türkiye’de e-ticaretin önemli ölçüde büyümesine yol açarken tüketiciler de özellikle teslimat süresi ve yöntemleri açısından daha seçici oluyor, sosyal ve çevresel konularda sorumlu markaları giderek daha fazla tercih ediyor. Ücretsiz teslimat (yüzde 62,3) ve kolay iade (yüzde 51,9) Türkiye’de online satın alımları etkileyen en önemli faktörler olurken sürdürülebilirlik kavramı da tüketiciler için önemli bir konu haline geliyor. Sürdürülebilirlik satın alma kararlarını etkilemede rol oynadığından markaların ambalaj miktarı da alışveriş sırasında önemli bir etken olarak öne çıkıyor. Fabrika ve kargo personelinin çalışma koşulları, etik ve adil üretim süreçleri gibi tedarik zincirinin sosyal boyutu da alışveriş sırasında karar verme sürecine etki ediyor. Sosyal medyanın yükselişi, tüketicilerin markaların üretim süreçleri hakkında ayrıntılı bilgi edinmesine olanak sağlıyor ve artan görünürlükle birlikte tüketiciler markalardan hesap verebilirlik bekliyor.

Toplantıda konuşan Amazon Türkiye Ülke Müdürü Richard Marriott şunları söyledi: “KOBİ’ler Türkiye’nin ekonomik kalkınması için hayati bir rol oynuyor. İstihdam yaratıyor, inovasyonu teşvik ediyor ve Türkiye’nin GSYH’sine önemli ölçüde katkıda bulunuyorlar. Amazon Türkiye olarak faaliyete başladığımız günden bu yana temel önceliklerimizden biri sunduğumuz çok sayıda araç, hizmet ve eğitim programıyla Türkiye’deki KOBİ’lere desteklemek oldu. Bunun karşılığını da satıcılar ve müşteriler nezdinde almaya devam ediyoruz. Türkiye’de Amazon’da satış yapan KOBİ’lerin sayısı 2022 yılında yüzde 50’den fazla artarak 45 binin üzerine çıktı. KOBİ’lerin ihracat satışları 2022’de bir önceki yıla göre yüzde 60’ın üzerinde artarak yaklaşık 500 milyon euro oldu. Bununla birlikte, KOBİ’lerin bir dizi zorlukla karşı karşıya olduğunu kabul etmek de gerekiyor. Bu zorlukları ele almak ve KOBİ’lerin büyümeleri ve gerçek potansiyellerine ulaşmaları için elverişli bir ortam yaratmak çok önemli. İşte bu nedenle, Türkiye’deki KOBİ’lere olan bağlılığımızı bir kez daha göstermek amacıyla bu araştırma için PwC Türkiye ile iş birliği yaptık. KOBİ’lerin karşılaştıkları zorlukları ve büyüme yolculuklarındaki engelleri anlamayı ve böylelikle büyümelerine ve sınırların ötesine geçmelerine yardımcı olmak için kendimizi en iyi şekilde nasıl konumlandırabileceğimiz hakkında daha fazla bilgi edinmek istedik. Ülke genelinde 2 binden fazla KOBİ’nin katıldığı araştırmamız, KOBİ’lerin çevrimiçi yolculuklarında karşılaştıkları güçlü yönler ve sorunlu alanlar hakkında çok faydalı bir tablo ortaya koydu. Aldığımız geri bildirimleri ve araştırmanın sonuçlarını, Türkiye’deki KOBİ’leri e-ticaret yolculuklarında daha fazla nasıl destekleyebileceğimize dair bir rehber olarak değerlendiriyoruz. Amazon olarak Türkiye’deki KOBİ’lerin başarısına ve e-ticaretin önündeki engelleri aşmalarına yardımcı olmaya devam edeceğiz.”

E-ticaret alanındaki büyüme , KOBİ’lerin gelişiminde önemli rol oynayacaktır

PwC Türkiye Ülke Kıdemli Ortağı Cenk Ulu ise “E-ticaretin küresel gelişimi, internetin yaygınlaşmasıyla birlikte hız kazanmış ve günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Türkiye’nin dinamik tüketici profiliyle birlikte e-ticaret alanındaki büyüme, şüphesiz ki ülkemizdeki küçük ve orta ölçekli işletmelerin ve girişimcilerin gelişiminde önemli rol oynayacaktır. Türkiye’de faaliyet gösteren KOBİ’lerin e-ticaret alanında gelişmiş ve katma değeri yüksek bir ekosistemde başarılı olmaları ve bu başarıyı iç ve dış pazarlarda sürdürmeleri, ülkemizin sosyoekonomik kalkınmasına önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Amazon Türkiye ile birlikte gerçekleştirdiğimiz bu çalışmamız, firmaların e-ticaret ve e-ihracat potansiyellerini açığa çıkarmak ve ulusal düzeyde e-ticaretin gelişimine katkıda bulunmak amacıyla yapılmıştır. Çalışmamızın, Türkiye’deki KOBİ’leri yönlendirmesini, büyümelerine katkıda bulunmasını, dış pazarlara açılmalarını teşvik etmesini ve ülke ekonomimiz için faydalı olmasını temenni ederim.” şeklinde konuştu.

E-ticaret, KOBİ’lerin gerçek bir sıçrama yapması için gerekli potansiyele sahip bir alan

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan da konuşmasında Türkiye’nin, büyük işletmeler ve KOBİ’ler arası dijital uçurum bulunan nadir ülkelerden birisi olduğunu belirterek, “Bunun temel sebepleri arasında, KOBİ’lerin kullanacakları çözümler ve kullanım alanlarıyla ilgili bilgi eksikliği ve finansal destek ihtiyacı bulunuyor. E-ticaret, KOBİ’lerin gerçek bir sıçrama yapması için gerekli potansiyele ve dinamizme sahip bir alan. Ülkemiz coğrafi konumu, girişimci refleksleri gelişmiş KOBİ’leri ve dijital yeterliliklerinin gelişimine ilgi duyan genç nüfusuyla bu pazarda çok daha yüksek bir pay alabilir. E-ticaretteki gelişimi ihracat başarısına dönüştürmek ve hatta gelecek rekabette ön sıralarda yer alabilmek için dijitalleşmenin getirdiği trendlerle gelişim sürecini pekiştirmek büyük öneme sahip. Hizmet çeşitliliğini artırmak, otomasyon ve analitiğe yatırım yapmak, servisleri kişiselleştirmek ve kullanıcı deneyimini iyileştirmek için yapay zekâ ile entegre çalışmak önem taşıyor.” dedi.

KOBİ’lerin dijitalleşmesinin önünde üç bariyer bulunuyor

TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Dijital Dönüşüm Komisyonu Başkanı Öner Çelebi ise konuşmasında şunları söyledi: “Ülkemizdeki işletmelerin yüzde 99,7’sini oluşturan, toplam cironun yüzde 44’ünü, ihracatımızın yüzde 30’unu, istihdamın yüzde 71’ini gerçekleştiren KOBİ’lerimiz ekonomimizin ana dinamosu olmalarının yanı sıra toplumsal refaha da etki ediyor. Biz de TÜRKONFED olarak yaptığımız tüm çalışmaların merkezine KOBİ’lerimizi alıyoruz. Sahadaki gözlemlerimiz ve yaptığımız araştırmalar, KOBİ’lerin dijitalleşmesinin henüz ilk fazında olduğunu gösteriyor. Bu süreçte KOBİ’lerin önünde ‘eğitim ve farkındalık’, ‘teknik süreçler’ ve ‘finansmana erişim’ olmak üzere üç bariyer olduğunu tespit ettik. Bu bariyerlerin aşılması için TÜRKONFED olarak çeşitli projeler yürütüyoruz. Ancak özellikle son beş yılda ülkemizin dört bir yanındaki KOBİ’ler ile buluşmuş olsak da eriştiğimiz KOBİ sayısı toplam KOBİ sayısının ancak yüzde 1’i civarında. Dolayısıyla KOBİ’lerin dijitalleşme sürecinde kamu-özel sektör-sivil toplum kuruluşları iş birliği ve uluslararası paydaşların katılımı çok önemli. Eğer bu dönüşümü başarabilirsek rekabetçi bir konuma yükselebilir ve sürdürülebilir bir dijital dönüşüm gerçekleştirebiliriz. Bu noktada Amazon Türkiye ile PwC’nin çalışmasının KOBİ’lerimizin e-ticaretin potansiyelinden daha yüksek oranda faydalanmasının yaratacağı ekonomik çarpan etkisini çok önemli bulgularla ortaya koyduğunu düşünüyor, çalışmada emeği geçenleri kutluyorum.”

Pazarımızı yatırımcılar için cazip hale getirebilmeliyiz

Konuşmasında KOBİ’lerin dijitalleşmede istenen seviyede olmadığına dikkat çeken TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak da “Bugün Türkiye’de büyük bir güç olan KOBİ’ler, ne yazık ki dijitalleşmede istenen seviyede değil. Bu noktada atılması gereken önemli adımlar bulunuyor. Öncelikle KOBİ’lerin sermaye konusunda daha güçlü olmaları, kârlarını yatırıma daha çok ayırmaları gerekiyor. Ürünleşme ve markalaşma odağında harcamalarını artırmalılar. Ayrıca ölçek olmaları gerekiyor ve bunun yolu da konsolidasyondan geçiyor. Ancak bu, iş birliği kültürü ve yatırım alabilme potansiyeline sahip pazarlarda mümkün. Dolayısıyla pazarımızı yatırımcılar için cazip hale getirebilmeliyiz. Sonuç olarak tüm bu hedeflere ulaşmaya yönelik bir aksiyon planına ihtiyacımız var. İş birliği ve devlet stratejisi içinde tüm paydaşların ve KOBİ’lerin dahil edildiği bir iş planını hayata geçirmeliyiz.” dedi.

Amazon Türkiye, Türkiye’deki KOBİ’leri destekliyor

Amazon Türkiye, sunduğu hizmetler, araçlar, araştırmalar ve eğitim programlarıyla Türkiye’deki KOBİ’leri destekliyor. Amazon Türkiye’de satış yapan küçük işletmeler, Amazon Lojistik ile zaman kazanarak işlerini büyütüyor ve daha fazla müşteriye ulaşabiliyor. Amazon Lojistik ile satış ortakları ürünlerini Amazon Türkiye’nin anlaşmalı lojistik merkezlerinde depoluyor; hazırlama, paketleme, hızlı teslimat ile gönderme süreçleri ve bu siparişler için 7/24 müşteri hizmetleri Amazon tarafından sağlanıyor. Buna ek olarak Amazon Anlaşmalı Taşıyıcı Firma Programı ile Amazon Türkiye satış ortaklarının küçük paketleri adreslerinden teslim alınarak Amazon Lojistik merkezlerine ulaştırılıyor.

Amazon Türkiye’de satış yapan ve farklı pazarlarda faaliyet gösteren KOBİ’ler, Amazon Global Satış ile dünya çapında yüz milyonlarca müşteriye erişebiliyor. Amazon’un Avrupa Lojistik Ağı sayesinde tek hesapla, dokuz Amazon mağazası üzerinden 27 Avrupa ülkesindeki müşterilere ulaşabiliyorlar ve tüm ürün kayıtlarını ve envanterini Avrupa’da yönetebiliyorlar. Avrupa’nın yanı sıra KOBİ’ler Amerika, Asya – Pasifik, Orta Doğu ve Kuzey Afrika gibi farklı bölgelerde de Amazon mağazalarına kayıt olarak satış yapabiliyor. Global Satış seçeneği ile Türkiye’deki Amazon satış ortakları, yurt dışı Amazon hesaplarını tek bir birleşik satıcı hesabı üzerinden 21 adede kadar mağazada yönetebiliyorlar.

Teknoloji Makaleleri