Hackerlere Cazip Görünmekten Vazgeçin

Hackerlere Cazip Görünmekten Vazgeçin

Paylaş

eset_globaltechmagazineESET ve TEB işbirliğiyle yurt çapında düzenlenen Kurumsal Bilgi Güvenliği Toplantıları’nın son durağı Konya oldu. Toplantıda konuşan ESET Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Alev Akkoyunlu, temel kullanım hataları nedeniyle dijital sistemlerimizin hackerlerin cazibe alanı içine girdiğini söyledi. Akkoyunlu, hackerleri bireysel ya da kurumsal bilgisayarlarımıza saldırmaktan caydırabilecek 4 temel güvenlik önlemini paylaştı. TEB İnternet ve Mobil Bankacılık Yöneticisi Şahin Gör ise Türkiye’de artan mobil bankacılık kullanımına dikkat çekti. Gör, Türkiye’de mobil bankacılık müşterilerinin geçen yıl iki kat artarak 6,7 milyon kişiye ulaştığını aktardı.

Dünyanın en büyük antivirüs yazılım kuruluşlarından ESET ve ‘teknolojiyi hizmete dönüştüren öncü banka‘ anlayışıyla geliştirdiği yenilikçi fikirlerle dijital bankacılık sektörüne değer katmaya devam eden Türk Ekonomi Bankası‘nın (TEB) düzenlediği ESET-TEB Kurumsal Bilgi Güvenliği Toplantıları’nın Konya ayağı Hilton Konya Otel’inde yapıldı. Dijital dünyadaki güvenlik riskleri ve çözümleri konusunda kurumları ve kullanıcıları bilgilendirmeyi amaçlayan toplantıya Konya’dan pek çok kurumun temsilcisi ve IT yöneticileri katıldı.

Kolay hedef olmamaya çalışın!

Toplantıda konuşan ESET Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Alev Akkoyunlu, ‘bana birşey olmaz‘ diyerek, hem bireylerin hem de kurumların siber saldırıların hedefi haline geldiğini oysa temel bazı güvenlik önlemleriyle hackerlere cazip görünmekten kaçınılabileceğini dile getirdi.

Akkoyunlu, dört temel önlemi şöyle sıraladı: “Öncelikle sosyal medya linklerine güvenmemekle işe başlayabilirsiniz. Sosyal medya hesaplarındaki pek çok link, kullanıcıları sahte ve virüslü sitelere yönlendiriyor ve kişisel ya da finansal bilgileri elde etmeyi hedefliyor. Tıkladığınız linke dikat edin! İkinci sırada parola problemi var. Basit şifreler, hackerlerin işini kolaylaştırıyor. Banka, online alışveriş ya da mail hesapları için mutlaka ayrı ayrı ve olabildiğince küçük-büyük harfli ve rakamlı şifreler oluşturun. Üçüncü sırada sistem yamaları yani güncellemeler var. Microsoft Office, Adobe Flash Player ya da Java gibi programlara ilişkin sistem güncellemelerini mutlaka yapın! Zararlı yazılımların pek çoğu güncellenmeyen sistemlerin açıklarını kullanarak iş görür. Dördüncü olarak; aslında birer bilgisayar olan akıllı cep telefonunuza üçüncü parti aplikasyon mağazalarından kaynağı belirsiz program indirmeyin. AppStore veya Google Play gibi güvenlik açısından daha denetimli  yerlerden indirmek daha risksiz tercih olur. Bu dört temel konuya özen gösterirseniz, hackerlerin işini zorlaştırmış ve cazip bir hedef olmaktan kurtulmuş olursunuz.“

Türkiye’de mobil bankacılık müşterisi iki kat arttı

TEB İnternet ve Mobil Bankacılık Yöneticisi Şahin Gör ise Türklerin dijital ve mobil hayata hızla entegre olduğunu söyledi. Gör, “Online bankacılık gelişiyor ancak özellikle mobil bankacılığa güçlü bir yönelim var. Türkiye’de mobil bankacılık müşterisi, 2014 yılında bir önceki yıla göre iki kat artarak 6 milyon 711 bin kişiye ulaştı. Öte yandan mobil bankacılık uygulamamız CEPTETEB’i kullanan müşterilerimizin %55’i, sadece bu kanalı kullanarak bankacılık işlemlerini diledikleri zaman diledikleri yerden gerçekleştiriyor“ dedi. Müşterilerinin beklentilerine cevap vermek için şirketlerin de dijitalleşmesi ve mobil teknolojileri kullanması gerektiğini vurgulayan Şahin Gör, dijitalleşme ile oluşabilecek güvenlik risklerinden korunmanın mümkün olduğunu söyledi.

Türkiye’den alıyor, Bolivya’da kullanıyor

Toplantıya katılan Suç Bilimleri Uzmanı İsa Altun, hem bireyleri hem de kurumları istismar etmeye odaklanan pek çok siber suçlu bulunduğunu belirtti. Altun, “Üstelik çok organize ve global çalışıyorlar. Örneğin kişilerin kredi kartı bilgilerini bir biçimde ele geçiren siber suçlular, bu bilgileri Türkiye’de kullanmak yerine uluslararası suç örgütlerine satıyor. Buradan çalınan kredi kartı, bakıyorsunuz Güney Amerika’da Bolivya’da ya da Peru’da kullanılıyor. Böylece izini sürmek de neredeyse imkansızlaşıyor. Bu ve buna benzer durumlardan ancak teknoloji desteğiyle bilgisayarın bağışıklık sistemi güçlendirilerek ve tehlikeler konusunda bilinçlenerek korunmak mümkün“ dedi.