Ana Sayfa Haberler Red Hat, açık kaynak çözümleri ile geleceği şekillendiriyor

Red Hat, açık kaynak çözümleri ile geleceği şekillendiriyor

Michel-Isnard-Red-Hat-globaltechmagazine

Teknoloji dünyasındaki inovasyonların çoğu açık kaynak toplulukları tarafından gerçekleştiriliyor ve Red Hat bu konuda önemli bir role sahip.

Açık kaynak çözümlerinde dünya lideri Red Hat, her yıl olduğu gibi bu yıl da ses getiren bir etkinliğe imza attı. Etkinlikte konuşmacı olarak yer alan Red Hat Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Başkan Yardımcısı Michel Isnard ile açık kaynak çözümlerinin önemini, global anlamdaki yaklaşımları ve Red Hat’in hedeflerini konuştuk.

Açık kaynak çözümlere geçmenin önemi ve avantajı nedir?

Elbette bu konuyu çeşitli yönleriyle ele almamız gerekiyor. İlk olarak, açık kaynak alanı günümüzde inovasyonun gerçekleştiği yerlerden biri. Makine öğrenme, yapay zeka, IoT, mobilite ve Big Data (Büyük Veri) işlemlerinin hepsi açık kaynaklı olarak gerçekleşiyor. Günümüzde işletmelerde açık kaynak çözümlerinin kullanımı ciddi anlamda bir araç haline geliyor ve şirketlerin daha iyi ve daha hızlı inovasyon yapmasını sağlıyor.

İkinci avantajı, gün geçtikçe daha çok hibrit hale gelen bir dünyada yaşıyoruz. Sunuculardan sanal makinelere, monolitik uygulamalardan mikroservislere ve özel bulut hizmetlerine doğru bir geçiş olduğu da görülüyor. Dünya bu şekilde hibrit bir hale geliyor. Ve sizin kurumsal olarak bu hizmetlerle olan bağlantınız yine açık kaynak çözümleriyle gerçekleşebiliyor.

Üçüncü faydası ise, çok önemli olmakla birlikte açık kaynak uygulamaları anlam itibariyle “açık” olmayı gerektiriyor ve bu da diğer çözümlere göre işletmelerin hem altyapı hem de çalışmaları açısından daha kontrollü bir şekilde yönetilmesini sağlıyor. Bu bakımdan da daha amaca yönelik ve faydalı çözümler kullanmalarına destek sunuyor. Tüm bunlar açık kaynak çözümlerini kullanmanın işletmeler açısından faydalarının sadece üç tanesidir. Yine bu çözümlerin maliyeti de işletmenin ihtiyaçlarına ve amaçlarına bağlı olarak değişir ve işletmenin faydasına olacak şekilde tasarlanmalıdır.

Red Hat’ın önümüzdeki süreçte finansal hedefleri ne?

Çift haneli büyüyoruz. Şirket kuralları nedeniyle detayları paylaşamam ama yine de büyük bir büyüme bu. Gelirlerin çoğu abonelikten geliyor. Çünkü biz bir yazılım şirketiyiz. Hizmetlerden de bir gelirimiz var ama hizmetler en nihayetinde ürün satışıyla alakalı. Hizmet olarak, DevOps gibi yeni teknolojilerin yer aldığı hibrit dünyada önemli bir oyuncu olmak istiyoruz. Önümüzdeki yıl hedeflerimize temelden yani Linux’dan başlayacağız. Buradan da üç tane alana odaklanacağız. Bunlardan ilki OpenStack ve OpenShift olacak. İkinci ise otomasyonla alakalı konular, üçüncü de entegrasyon ile ilgili çalışmalar olacak.

Global anlamda sektörün açık kaynak sistemlere olan yaklaşımı ne durumda?

Dürüst olmak gerekirse C-Level yöneticiler ile bir araya geldiğimizde açık kaynak konuşmadığımız bir tane bile toplantımız olmuyor. Açık kaynak, sektörün vazgeçilmezlerinden oldu. Şirketlerin karşılaştığı dört zorluk ya da hedefi var. İlki hızlı olmak, ikincisi inovatif olmak, üçüncüsü daha az harcayarak daha fazla iş yapmak, dördüncüsü de eskisinden daha güven veren bir yapı olmak. Kurumlar açık kaynağın daha inovatif olduğunu düşünüyor ve açık kaynağın onlara daha hızlı bir şekilde geri dönüş sağladığını düşünüyorlar. İster İsveç olsun, ister Güney Afrika olsun kıtalar farklı olsa bile C-Level yöneticiler ile yapılan tüm toplantılarda açık kaynak konuşuluyor.

Türkiye pazarında ne tarz zorluklarla karşılaşılmakta?

Dört yıl önce Türkiye’ye girdiğimiz zaman ile bu zaman arasında çok fazla fark yok. Pazar gayet kendini geliştirmiş insanlardan oluşmuş durumda. Sadece iki zorluktan bahsedebilirim. İlki istihdam, çünkü daha fazla kişi almalıyız. Çok hızlı büyüyoruz. Bu durum aslında güzel de bir sorumluluk. Hedeflediğimiz şirket sayısına henüz erişemedik, ama onu da artıracağız. İkinci zorluk ise kurdaki dalgalanmalar. Ancak bunun da geçici olduğunu ve en yakın zamanda ekonominin eski haline döneceğini düşünüyorum. Ne olursa olsun burada güzel bir pazar var ve insanlar kendilerini geliştirmiş durumda. Tüm şirketler rekabette ve iyi iş çıkartıyor.

Dört yıl önce Türkiye’ye giriş yaptığımız zaman bu etkinliğe 50-60 kişi kayıt yaptırmıştı. Bugün 1.300 kişi kayıt yaptırdı ve 650 kişi etkinliğe katıldı. Kapıları ilk açtığımız zaman açılış konuşmasında inanılmaz bir yoğunluk vardı. Bu vesile ile 4 yılda insanların açık kaynak koda merakının arttığını görmüş olduk.

Gündemde yeni bir ortaklık ya da satın alma durumu var mı?

Bildiğiniz gibi IBM ailesine yeni katıldık. Yeni bir aile içerisinde işimizi otonom olarak nasıl yapabileceğimiz konusunda çalışıyoruz. Bu sırada tarafsızlığımızı korumamız çok önemli bir durum. Daha önce iyi yaptığımız işimizi, IBM için de yapmaya devam edeceğiz. Güçlü çözümlerimizin yeni sürümlerini çıkartıyoruz. Open Shift 4 ile Red Hat Enterprise Linux 8’in yeni sürümleri yeni çıktı. Her yeni sürüm yayınladığımız zaman çözüm ortaklarımızın teknolojiyi öne çıkartabilmelerini sağlamamız gerekiyor.

Linux OpenShift ya da OpenStack gibi teknolojilerimizi sattığımız zaman müşterilerimizin bundan faydalanmaları bizim için çok önemli. Dünya gittikçe açık ve hibrit bir hale dönüşüyor. Biz de açık ve hibrit bir bulut vizyonu ile hareket ediyoruz. Hatta çoklu açık ve hibrit bulut vizyonunu benimsemiş durumdayız. Geçen yıl çok iyi geçti ve hedeflerimizi gerçekleştirdik. Daha çok kişi çözümlerimizi kullanıyor ve benimsiyor. C-Level yöneticiler ile yaptığımız toplantılarda büyük bir kısmının bulut stratejisine inandıklarını ve o doğrultuda ilerlediklerini görüyoruz.

Red Hat’in vizyonunu IT dünyasındaki herkese tanıtmak istiyoruz. Tabii bu işin sonu yok. Bu kültürün içerisinde işini tutku ile yapan ve açık kaynağın gücüne inanan kişiler olması gerekiyor. Dolayısıyla geliştirdikleri ve sattıkları teknolojiler de bu kültürün bir parçası. Bu kültürü geliştiren herkes, mevcut yazılım dünyasında büyük bir cesaret gösterip açık kaynağın gücünü göstermek için çabalıyor ve daha fazla şirketi ve müşteriyi açık kaynağın gücüne ve dünyanın daha açık hale geldiğine inandırmaya çalışıyor.

 

 

Röportaj : Serhan Türkmenoğlu