Ana Sayfa Haberler Bir Fikrin Doğuş Hikayesi : Parantez

Bir Fikrin Doğuş Hikayesi : Parantez

Altug Beser Parantez GlobaltechmagazineO, Türkiye’nin genç ve başarılı girişimcilerinden biri. İyi bir üniversitede eğitimine devam ederken, bir fikrin peşinden koşacak kadar da cesur ve tutkulu. Parantez Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Altuğ Beşer, hayata geçirdikleri bu proje ile bugüne kadar Parantez’e dahil olan 5000’den fazla restoranda 300000’den fazla Multinet kullanıcısına yaklaşık 1.5 milyon TL TatlıPara kazandırdıklarını ifade ediyor.

Biz de bu başarının altında yatan gerçekleri merak ettik ve bu fikrin doğuş hikayesini öğrenmek için Altuğ Beşer ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Bize biraz kendinizden ve Parantez fikrinin nasıl ortaya çıktığından bahseder misiniz?

Kadıköy Anadolu Lisesi’ni bitirdikten sonra, Koç Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nü kazandım. Burada eğitimime devam ederken bir fikrin peşinden koşmak daha keyifli geldi bana. Bu da ‘Fırrla.com’ adında bir fikirdi. O zamanlar grup satın alma işleri çok iyi gidiyordu ve ben de en büyük, yabancı destekli şirketlerden birinde stajımı yapmıştım. Güzel bir sistem yazdık ve sektörde bir anda 55 oyuncu olmuştuk. Ben işin her zaman iş geliştirme, finans ve operasyonun yürütülmesi tarafında bulunmuş olan biriydim. Fırrla.com’u geliştirdiğimiz süreçte benim aslında en fazla ilgilendiğim alan işin ‘sadakat’ kısmı idi. Çünkü fırsat sitelerinin geneline baktığınızda en iyi indirimi kim verirse, aynı kullanıcı bütün sitelere üye oluyor ve hangi fırsatı yakalarsa ona yöneliyordu. Aslında hizmet sektörü gibi bir dünyada bir müşteriyi yakaladıktan sonra sadık kılmak, işin temelini oluşturmaktadır. İşin tüm karlılığı burada yatar. Bu sektörde bulunan bir çok sitenin de sadakati sağlayamamış olması, faaliyetlerini sona erdirmelerine neden olan en büyük sebep olmuştu. Biz bu durumu biraz daha erken görerek “neden sadakat yok?” ve “nasıl sadakat sağlarız?” sorularına odaklandık. Sadakate ihtiyacı olan sektörler nelerdir, biz bu sistemi nerelerde kullanabiliriz dedik ve o süreçte tamamen bir tesadüf eseri Şevket Başev ile tekrar bir araya gelme fırsatımız oldu.

Şevket Bey daha önce de Fırrla.com için bizim ilk melek yatırımcımızdı. O günlerde Fransızlar bir Türk şirketi olan Mutlinet’i satın almak istiyorlardı ve Şevket Bey’in şirketi olan  3 Seas Capital Partners da bu satınalmaya aracılık hizmeti yapmaktaydı. Şevket Bey ile bir akşam sohbet ederken Multinet ile ilgili bir proje yapmak isteyip istemediğimi bana sordu. Bu süreçten itibaren 5 ay boyunca aralıksız ona yakın proje geliştirdik. Geliştirdiğimiz projelerin bir çoğunun dünyada yapılmış bir örneği daha yoktu. Bu projeleri üretirken, çekirdek ekibin yanı sıra çevremdeki bütün dostlarımı ve arkadaşlarımı da projeye dahil etmeye karar vermiştim. Çünkü çevremdeki insanlar çok değerli fikirleri olan insanlardı. Ve en sonunda “Parantez” fikri ortaya çıkmış oldu. Bu fikrimizi Fransız dostlarımıza anlattığım ilk gün el sıkıştık ve Parantez yolculuğumuz işte böylece başlamış oldu.

Parantez fikrinin temeline inecek olursak, biz sadakati yemek sektöründe nasıl sağlarız fikri ile yola çıktık. Bildiğiniz gibi Türkiye’de prepaid (ön ödemeli) yemek sistemi çözümleri üreten 3 büyük firma var ve Multinet de bunlardan biri. Bu sektörde birbirinden ayrışan hiç bir şey yok. Genel olarak baktığınızda anlaşmalı yerlerde yemek yemenize olanak sağlayan bir yemek çeki sisteminden bahsediyoruz. Biz bu sektöre girmeden önce bu firmaların dağıtmış oldukları kartların kimlere ne şekilde verildiği ölçeklenmiyordu. Biz bu fikri ortaya attığımızda ölçeklenebilirliğe önem vermek istedik. Şu anda Group Up olarak bilinen bu firma, Multinet’in Türkiye’de yapmış olduğu işi globalde 16 ülkede yapmakta. Bu fikrin ilk zamanlar bizi heyecanlandıran yönü ise, Group Up’ın ilk olarak bu fikrin Türkiye’de gerçekleştirilmesini istemesi ve iyi sonuçlar alındıktan sonra da diğer 16 ülkede kullanılmasına karar verecek olmasıydı. Bu durum bizim için çok önemliydi ve bu noktada da kendimize çok güzel bir stratejik ortak bulmuştuk.

Peki bu fikir nasıl ortaya çıktı? Yani bildiğiniz gibi fikirler her zaman bir ihtiyaçtan doğar. Bu noktada sektörün neye ihtiyacı vardı da böyle bir fikir ortaya çıktı?

Eğer belli bir sektör analizi yapıyorsanız, sektörün iç dinamiğine bakmanız için ya ürünü kullanıyor olmanız ya da ürünü kullanan kişilerin fikirlerine danışmanız gerekmektedir. Ancak bu sayede gerçek anlamda problemi görebilirsiniz. Biz bu projeyi geliştirirken aklımızdaki en önemli soru sadakatin nasıl sağlanacağı idi. Hangi insan sadıktır, neye sadıktır ve nasıl sadık hale dönüştürülebilir sorularına verebileceğimiz cevaplar bizim için çok önemliydi. Hatta bu sorular Fırrla.com’un ilk kuruluşundan, bu projeyi üretmemize kadar geçen süreçte her zaman aklımızdaydı. Çünkü gerçekten de sektörün buna ihtiyacı vardı. Peki biz bunu nasıl anladık derseniz, kime sorsak hep aynı benzer yanıtları alıyorduk.

Farklı dinamikler keşfetmeye çalışırken bir data analizi yaptığımızda, yemek kartlarının erken bitmesi çok net bir şekilde karşımıza çıkıyordu. Normalde 21 iş günü olarak hesapladığınızda bu kartlar size 21 öğlen yemeği için verilen ve devletin belirlemiş olduğu kriterlere göre hesaplanan kartlardır.  Fakat insanlar kartlarındaki bu bakiyeleri genellikle 16-17 gün içerisinde tüketmekteydiler. Bu dataları analiz etmemiz bize çok büyük bir fayda sağladı. Biz bu projeyi bu sektöre özel olarak düşünüyorken, sadakatin de şifresinin aslında bu noktada olduğunu farkettik. Bu sayede bir restorana nasıl bir sadık müşteri kazandırılacağını anlamış olduk ve Parantez projemizi de bu temelin üzerine kurmaya başladık.

Şunu başarmak bizim öncelikli hedefimizdi :

İnsanların kartı hemen bitmesin. Çünkü bu ekonomik fayda doğal olarak her şeyin önüne geçiyor. Tabi ekonomik faydayı sadece kullanıcıya değil, restorana da sağlamak istiyoruz.

Bize en çok gelen sorulardan biri de bu kadar indirimi kimin sağladığı ile ilgili oluyor. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki bizim yaptığımız olay bir indirim değil. Biz bunu “cash back” olarak nitelendiriyoruz. Yani harcadığınız paranın bir kısmını size geri yatırıyoruz. Örnek olarak 10 TL harcıyorsanız 1 TL size geri yatıyor.

Peki bu durum restoran için bir zarar oluşturmuyor mu?

Restoran sektörünün dinamiklerine baktığınızda işler düşündüğünüz gibi yürümüyor. Biz bu sistemde aslında restoran tarafından bakıldığında günlük veya aylık bir kardan bahsetmiyoruz. Bizim sistemimizin temelinde cirosal fayda sistemi yatıyor. Bunu yaratabilecek kampanya modelini oluştururken bir sürü kampanya modeli denedik ve en nihayetinde altıncı kampanya modelimizde istediğimiz başarıyı sağladık. Şu an hem kullanıcı hem de restoran tarafında en iyi geri dönüş aldığımız kampanyamız ise “5 – 10 – 15” isimli kampanyamız oldu. Bu kampanyaya göre bir kullanıcı restorana ilk gittiğinde %5, ikinci gittiğinde %10 ve üçüncü gidişinde %15 “TATLIPARA” kazanıyor. Tabi bu gidişlerini aynı ay içerisinde gerçekleştirmesi ve 10 TL üzerinde harcama yapması gerekiyor. Zaten bu durumda kullanıcı yedikçe daha çok kazandığı bir sistemi seçmiş oluyor, gittikçe daha çok harcayabiliyor ve daha çok harcadığı için de cirosal olarak daha çok fayda sağlamış oluyor. Ve oraya giderken arkadaşlarını da götürerek onların da bu durumdan faydalanmasını sağlamak istiyor. Hal böyle iken şu ana kadar bu kampanya yüzünden zarar görmüş hiç bir kurum şimdiye kadar olmadı. Bu bizim en büyük başarımız olarak adlandırabileceğimiz bir iş modelimiz. Bugün Türkiye genelinde 5000’den fazla aktif anlaşmalı Parantez noktası restoranımız var ve her geçen gün de bu sayı artmakta.

Yeri gelmişken şunu da belirtmek isterim ki Multinet bizim en önemli stratejik partnerimiz. Çünkü sektörün geneline baktığınızda böyle bir dataya sahip başka bir firma yoktu. Parantez ekibi olarak ulaştığımız sektör datasını daha da büyütmeyi arzuluyoruz. Parantez şu anda ürünleşme yolunda. Multinet ile yani bir ödeme sistemi alt yapısı ile entegre olarak kurduğumuz sistemi geliştiriyoruz, Değişik ödeme sistemi alt yapıları ile de entegre olarak büyümek 2016’daki en büyük hedefimiz.

En büyük hayalim ve hedefim Parantez’i bir ürün haline getirebilmek. Şu anda Parantez, hizmet sektöründe bir noktada duruyor. Ama aslında Parantez’in içerisinde çok ciddi bir analitik kısım var ve çok ciddi büyüklükte bir kampanya yönetimi motoruna sahip. Bunları paketleyerek çeşitli alanlara entegre etmek istiyoruz.

Multinet geneline baktığımızda çok ciddi bir dataya sahip olduğunu biliyorum. Konu data olunca da güvenlik en önemli konu. Parantez hangi protokollerde bu dataya erişebiliyor ve datanın yönetimini nasıl sağlıyor?

Bildiğiniz gibi bütün datalar Multinet’e ait olan datalar. Multinet kartı ve pos işlemleri tamamen Multinet’in güvenlik protokolleri dahilinde tutuluyor. Bir banka ile aynı seviyede güvenlik katmanlarına sahipler. Bizim yaptığımız olay aslında bir “deep integration” yani derin entegrasyon. Yani datayı dışarı aktarma gibi bir durumumuz yok. Bizim ürünümüz Multinet’in içerisinde çalışıyor ve o hassas data, hassas olduğu yerde tutuluyor. Hiç bir kullanıcının datasını ad, soyad, mail, telefon gibi görüntülemek derdinde değiliz. Biz sadece  belli dinamikleri kullanarak kişi bazlı, segment bazlı kampanyalar üretebilmek amacıyla datanın analizini gerçekleştiriyoruz. Bu yüzden datanın güvenliği tamamen datanın sahibi olan Multinet’in sorumluluğunda olmuş oluyor.

 

Röportaj : Serhan Türkmenoğlu