Ana Sayfa Haberler Yapay zeka destekli ağ çözümlerine talep hızla artıyor

Yapay zeka destekli ağ çözümlerine talep hızla artıyor

aruba-globaltechmagazineBir Hewlett Packard Enterprise şirketi olan Aruba’nın yaptığı bir araştırmaya göre, pandemi kaynaklı iş kayıplarını gidermek adına Avrupa, Ortadoğu ve Afrika (EMEA) bölgesindeki BT yöneticileri bulut tabanlı ve yapay zeka destekli ağ teknolojilerine daha fazla yatırım yapıyor.

Dünya çapında hazırlanan rapordaki “Pandemi sonrasının çalışma ortamına hazırlık” başlıklı bulgulara göre BT yöneticileri, işgücünün yoğun bir şekilde dağıtık hale gelmesi ve hibrit çalışma düzeninin yükselişine ilişkin sorunlarla karşılaşıyor. BT yöneticilerinin çalışanların ofiste, evde ya da mobil halde kesintisiz bir şekilde çalışmaları için ağ altyapılarını dönüştürmeyi istediğini belirten rapor, bunu yapabilmeleri için sermaye harcamalarını (CapEx) ‘hizmet olarak’ tüketecek çözümlere yöneldiklerini vurguluyor.

Rapora göre, günümüzde abonelik yoluyla alınan BT hizmetlerinin ortalama olarak yüzde 26 olan payı, önümüzdeki iki yılda yüzde 42,11’e yükselecek. Şirketlerin ‘bir hizmet olarak’ tükettikleri BT çözümlerinin büyük bir çoğunluğu (yüzde 50’den fazlası) yine aynı süre zarfında yüzde 74’lük artış gösterecek.

Bir Hewlett Packard Enterprise şirketi olan Aruba’nın EMEA bölgesinden sorumlu Başkan Yardımcısı Morten Illum, “Hibrit çalışma alanlarının yükselişiyle beraber BT yöneticileri esnek, güvenli ve uygun fiyatta hassas bir denge kurma baskısı altında. Bildiğimiz haliyle çalışma alanları ciddi anlamda değişime uğradı. Sosyal mesafe ve temassız deneyim gibi yeni normları desteklemek adına kurumsal seviyede bağlanabilirlik, güvenlik ve desteğin sağlanması için ofislerin doğru teknolojilerle donatılması gerekiyor. Her geçen gün daha da zorlayıcı bir hale gelen finansal iklimle birlikte BT yöneticileri, düşük risk ve hesaplı bir yol sunan abonelik modeline yöneliyor” dedi.

20’den fazla ülkede ve sekiz ana sektörde birden, 2400 BT yöneticisinin görüşlerine yer verildiği raporda, COVID-19’un ardından hem BT hem de iş taleplerine nasıl yanıt verdiklerini, bunların sonucundaki verdikleri yatırım kararlarını ve nasıl bir tüketim modeli düşündüklerini inceledi. Raporda birçok kritik bulgu ön plana çıktı: 

Covid-19’un kayda değer etkileri

BT yöneticilerinin görüşlerinin yer aldığı rapora göre, COVID-19’un etkisi hem çalışanlarda hem de kısa vadeli ağ yatırımlarında ciddi şekilde hissedildi.

  • Yöneticilerin yüzde 16’sı çalışanlarının COVID-19’dan ‘ciddi şekilde’ (geniş çaplı ücretsiz izin ya da geçici işten çıkarma), yüzde 33’ü ‘orta derecede’ (bazı iş alanlarında geçici küçülme) ve yüzde 41’i de düşük seviyede (çok az sayıda iş kolunda) etkilendiğini söyledi.
  • EMEA bölgesinde Rusya’nın yüzde 27’si, Birleşik Arap Emirlikleri’nin yüzde 25’i, İsveç ve Fransa’nın yüzde 24’ü ‘ciddi şekilde’ etkilendiğini söylerken, yüzde 15’lik oranlarıyla en düşük etkilenenler ise İspanya ve Hollanda.
  • COVID-19 yüzünden ağ projelerindeki yatırımlarının ertelendiğini ya da geciktiğini söyleyenlerin oranı yüzde 78’iken, projelerin tamamen iptal edildiğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 19.
  • Yüzde 59’luk oranıyla İsveç proje iptallerinin en yüksek, yüzde 11’ile İtalya ise en düşük olduğu ülke. Aynı bölgede yer alan ülkelerde ciddi farklılıklar bulunuyor: eğitim sektöründe faaliyet gösteren BT yöneticilerinin yüzde 37’si ve konaklama sektöründekilerin ise yüzde 35’i ağ yatırımlarını iptal etmek zorunda kaldıklarını söylüyor.

Büyüyen ihtiyaçlar için yatırımlar

Madalyonun öbür yüzünde ise COVID-19’un gölgesinde, çalışanlarının ve müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılamak için çalışan, ağ yatırımlarını artırmak ya da sürdürmek isteyen BT yöneticileri var.

  • Dünya çapındaki IT yöneticilerinin yüzde 38’i bulut tabanlı ağ yatırımlarını artırmayı, yüzde 45’i aynı seviyede devam etmeyi ve yüzde 15’i de azaltmayı düşünüyor. Bulut tabanlı ağ yatırımlarını artırmayı düşünen bölgeler arasında yüzde 32’lik EMEA’ya kıyasla Asya Pasifik bölgesi yüzde 45’le dünya lideriydi. Türkiye’de ise bu alanda yatırım yapmayı düşünen BT yöneticilerinde yüzde 57’lik, Hindistan’da ise yüzde 59’luk bir artış söz konusu. Uzaktan ağ yönetimini mümkün kılan bulut çözümleriyle bu tür yetkinlikler, on-prem(kendi lokalinde) ağ çözümlerinin mümkün olmadığı ya da zorlaştırdığı durumlarda BT ekipleri için cazip bir konumda yer alıyor.
  • BT yöneticileri aynı zamanda ağ takip ve içgörü araçlarını geliştirmeyi düşünüyor: dünya genelinde analitik ve güvence hizmetlerini artırmak isteyenlerin oranı yüzde 34, mevcut yatırım seviyelerini korumak isteyenlerin oranı ise yüzde 48 ve sadece yüzde 15’i bu yöndeki yatırımlarını azaltmayı düşünüyor.
  • Rapor aynı zamanda, tekrar eden görevlerin otomatize edilmesini sağlayan inovatif teknolojilerin, BT ekiplerinin hayatlarını kolaylaştırdığını vurguluyor. Dünya genelindeki IT yöneticilerinin yüzde 35’inin yapay zeka tabanlı ağ teknolojilerine yatırım yapmak istediğini ortaya koyduk. Yüzde 44’lük oranıyla Asya Pasifik bu alanda liderken, EMEA ve Amerika bölgelerinin her ikisinin de oranı ise yüzde 30.

Yeni tüketim modellerinin benimsenmesi yükseliş halinde

BT yöneticileri yatırım planlarını şekillendirirken, en iyi değeri sağlayacak ve esnekliğe ulaşacak tüketim modelleri için alternatif arıyorlar.

  • COVID-19 etkisiyle birlikte, Türkiye’deki BT yöneticilerinin yüzde 73’ü donanım ve/veya yazılım, yüzde 72’si anahtar teslim donanım/yazılım hizmetlerini ve yüzde 26’sı da finansal leasing için yeni abonelik modellerini keşfetmeye hazır olduklarını söylüyor. Bu durum, zorlu bir ortamda finansal anlamda daha esnek modellere doğan talebin bir göstergesi.
  • Ağ hizmetlerinde abonelik modeli yüzde 61’lik oranıyla en çok Asya Pasifik bölgesinde popüler; yüzde 52’yle Amerika ve yüzde 50’yle EMEA bölgesi hemen ardından geliyor. Ülke bazında baktığımızda ise en yüksek talep yüzde 73’le Türkiye’de. Hindistan’da bu oran yüzde 70 ve Çin’de ise yüzde 65.
  • Abonelik modelini en çok düşünen küresel endüstriler sırasıyla, yüzde 66’yla konaklama sektörü, IT, teknoloji ve telekom sektörü yüzde 58 ve eğitim sektörü yüzde 57 olarak yer alıyor. COVID-19’un BT üzerindeki etkisi, esneklik ve öngörülebilirlik talebini artırırken, daha önce hiç olmadığı kadar şirket sermaye harcamalarındaki riski de azaltıyor.
  • Buna karşın, dünya genelinde sermaye harcamalarına devam edeceğini söyleyenlerin oranı sadece yüzde 8. Buradaki en büyük pay yüzde 20’yle Hollanda’dayken, bu ülkeyi yüzde 17’lik oranıyla ABD, yüzde 16’yla İspanya ve yüzde 15’le Fransa izliyor. Sektörler genelinde ise yüzde 15’le perakende, dağıtım ve ulaşım sektörleri sermaye harcamalarına devam edeceğini söylerken, eğitim sektörü sadece yüzde 5, IT ve teknoloji ve konaklama sektörleri ise yüzde 2’lik oranda kalıyor.

Illum, “Geçtiğimiz aylarda müşteriler ve çalışanların ihtiyaçları birçok boyutta değişkenlik gösterdi. BT yöneticilerinin daha esnek çözümler araması hiç şaşırtıcı değil. Ağ yönetiminde esneklik ve çeviklik ihtiyacı her zamankinden daha yüksek. Şirketlerde kullanıcıların ağlarda güvenli ve kesintisiz bir deneyim yaşamalarını sağlayacak karmaşıklığı azaltmak, bizim en kritik görevimiz” diyor.

Ağ yönetiminde çeviklik ve esneklik ihtiyacı her zamankinden daha büyük ve işletmelerin, kullanıcıların talep ettiği güvenli ve sorunsuz deneyimi sağlamak için ağdaki karmaşıklığı azaltmak artık çok daha büyük bir önem taşımaktadır.

Illum sözlerine şöyle devam ediyor: “Pandemiyle birlikte birçok şirket daha çevik, uyarlanabilir ve amaca uygun iş modelleri oluşturmak için BT altyapı yatırımlarını yeniden düşünmeye başladı. Her ne kadar süregelen projelerde başta negatif bir etki bırakıyor gibi görünse de, şirket sermaye gereksinimini sınırlayan daha esnek tüketim modelleriyle ilerleyen ağ teknolojilerine yatırım yapmak, sağlam orta vadeli planlar görmek cesaret verici.”

Araştırma metodolojisi

Aruba, Mayıs 2020’de ABD, Kanada, İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, İspanya, İtalya, İsveç, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye, Hindistan, Singapur, Japonya, Çin, Güney Kore, Hong Kong, Avustralya, Brezilya ve Meksika’daki 2400 BT yöneticisiyle kantitatif bir araştırma yürütmek üzere bağımsız pazar araştırma şirketi Vanson Bourne’u görevlendirdi. Araştırmaya, eğitim, finansal hizmetler, kamu, sağlık hizmetleri, konaklama, imalat, IT ve perakende sektörlerinden 500’den fazla çalışanı olan şirketler katıldı. Tüm görüşmeler, yalnızca uygun adaylara katılma fırsatı verilmesi için sıkı bir tarama sürecinden geçirilerek gerçekleştirildi.