Ana Sayfa Haberler Autodesk University 2015’te Tasarım ve Üretimin Geleceğine Işık Tuttu

Autodesk University 2015’te Tasarım ve Üretimin Geleceğine Işık Tuttu

Autodesk University LasvegasAutodesk, her yıl Las Vegas’ta düzenlediği geleneksel uluslararası kullanıcı etkinliği Autodesk University’de üretim ve tasarımın geleceğine dair gelişmeleri masaya yatırdı, bu alandaki yenilikleri duyurdu. Bu yıl 10 bine yakın katılımcının katıldığı etkinlikte Autodesk Başkan ve CEO’su Carl Bass; Nesnelerin İnterneti, artırılmış ve sanal gerçeklik, robot bilimleri gibi teknolojilerin mimar ve mühendislerin çalışma biçimini değiştirdiğine, mekanların ve nesnelerin gün geçtikçe daha birbirine ve internete bağlı, daha akıllı ve dinamik hale geldiğine dikkat çekti.

Etkinlikte kurumların daha iyi sonuçlara ulaşmak ve üretimde yeni döneme uyum sağlamalarını sağlayacak bir dizi yeni teknoloji ve işbirliği tanıtıldı. Duyurular arasında Nesnelerin İnterneti odaklı yeni bulut hizmetleri, inşaat doküman yönetimi ve yeni abonelik modelinin sunduğu avantajlar, bulut servisleri için geliştirici ekosistemini geliştirmeye yönelik yeni inisiyatifler yer aldı. Airbus ve MIT Media Lab gibi yenilikçi kurumların hayata geçirdiği başarılı teknoloji projeleri de etkinlikte öne çıktı. Etkinlik kapsamında katılımcılar üretimin geleceğini değiştirecek ana konular olan entelektüel üretim, fiziksel üretim, tüketici talebi ve ürünler alanlarında yaşanan büyük değişimler üzerine uzmanlarla ve meslektaşlarıyla bilgi ve fikir alışverişinde bulunma fırsatı buldular.

Autodesk ve Airbus’tan dünyanın ilk “Generative Design” ile yaratılmış uçak kabin duvarı

Dünyaca ünlü uçak üreticisi Airbus ve Autodesk, Autodesk University’de birlikte geliştirdikleri dünyanın en büyük 3D baskı ile basılmış uçak kabini bileşenini tanıttı. İki şirket, uçakta oturma alanı ile yemeklerin hazırlandığı bölümü birbirinden ayıran ve kabin memurlarının oturduğu açılır-kapanır koltukları taşıyan bir duvarı “Generative design” yaklaşımıyla yeniden yarattı ve 3D baskı ile üretti. “Bionik Bölme” (Bionic partition) adı verilen duvar, hücresel yapı ve kemik büyümesini taklit eden bir tasarım yaratan özel algoritmalarla yaratıldı, katkılı üretim teknikleri kullanılarak üretildi.

Havayolu ulaşımında yükü azaltmak, yakıt kullanımını düşürmek anlamına geliyor. Yapısal olarak güçlü ama hafif mikro kafes biçiminde tasarlanan yeni “Biyonik bölme”, mevcut tasarımlara oranla yüzde 45 oranında, yani 30 kilo daha hafif. Airbus, yeni tasarım yaklaşımı tüm kabine ve A320 uçakların mevcut backlog’larına uygulandığında karbondiyoksit emisyonunda yılda 465.000 metrik tona kadar tasarruf sağlanmasını öngörüyor. Bu da yılda 96.000 otomobilin trafikten çekilmesine eşdeğer bir rakam.

İnşaat Doküman Yönetiminde Autodesk BIM 360 ile yeni dönem

Autodesk’in 2013’te yayınlanan “Making the Grade” adlı sektör raporuna göre inşaat işlerinin 4’te 1’i yeniden yapılıyor ve malzemelerin yüzde 10’u çöpe gidiyor. Bu harcanan malzemelerin büyük bölümü sayısı yüzlerle binlerle ölçülen proje dokümanlarının yönetim sürecinin sağlıksız yürümesinden kaynaklanıyor. Günümüzde inşaat sektörünün birçok doküman yönetimi çözüm sağlayıcıdan oluşan karmaşık bir ağla uğraşması gerekiyor. Bu da inşaat proje alanlarında birtakım verimsiz durumlara ya da risklere yol açabiliyor.

Autodesk University’de inşaat sektörü için 2D ve 3D proje doküman, plan ve modellerinin yaratılmasını, erişimini, sağlanmasını ve paylaşılmasını sağlayan sanal bir çalışma ortamı sunan Autodesk BIM 360 Docs adlı kapsamlı bulut tabanlı hizmeti de duyuruldu. Daha önce “Project Alexandria” olarak bilinen Autodesk BIM 360 Docs çözümü, tüm proje ekibinin doküman ve planların doğru versiyonları üzerinden çalışarak ilerlemesini sağlamak üzere tasarlandı. Çözüm inşaat projelerinde zaman tasarrufu sağlıyor, risklerin ve hataların en aza indirilmesine yardımcı oluyor.

Microsoft HoloLens ve Autodesk Fusion 360, ürün tasarımı için karma gerçeklik sunuyor

Azınlık Raporu, Star Wars, Geleceğe Dönüş gibi filmlerde gördüğümüz artırılmış gerçeklik ve karma gerçeklik hayatımıza hızla girmeye başlıyor. Microsoft’un Ocak ayında duyurduğu, gerçek ortam ve iş ortamındaki 2 boyutlu ve 3 boyutlu cisimleri üst üste getirmeye olanak tanıyan Microsoft HoloLens, 3D mühendislik ve endüstriyel tasarım dünyasında büyük fırsatları beraberinde getiriyor. Ancak 3 boyutlu cisimleri gerçek çalışma ortamına göre daha küçük, yassı bir ekranda görüntülemek şu an için oldukça sınırlayıcı oluyor. Autodesk HoloLens’le gerçekleştirilebilecekleri anlamak için düzinelerce prototip inşa etti ve kurumlara en iyi karma gerçeklik ortamından yararlanma olanağı sunmak için birçok senaryoyu test etti. Holografik nesnelerle üst üste gelen duvarlar ve açık alanlar kullanarak çalışma ortamlarının sonsuz alana sahip olması için yollar aradı. Kullanıcılar Autodesk Fusion 360 sayesinde aynı holografik modele bakarak, o nesnenin etrafında gezerek, sanki o model kendi masalarındaymış gibi birlikte çalışabilek ve tasarımın farklı açılarını tartışabilecekler. Holografik bir modelden doğrudan ürün yaratma ve düzeltmenin yanı sıra yönetime ya da müşteriye son bir tasarımı gönderme olanaklarına sahip olacaklar.

Autodesk SeeControl ile Nesnelerin İnterneti döneminde ciddi rekabet avantajı geliyor

Autodesk’in Eylül ayında satın aldığı San Francisco merkezli kurumsal “Nesnelerin İnterneti” servis platformu geliştiricisi SeeControl da Autodesk University’de bir kez daha görücüye çıktı. Autodesk, SeeControl’ün eklenmesi ile Fusion 360 ve PLM 360 gibi Autodesk bulut çözümlerinin de yer aldığı bulut tabanlı Ürün İnovasyon Platformu’nu kurumların daha akıllı, daha öngörülebilir kontrole sahip olmalarını sağlayan, böylece ciddi rekabet avantajı sunan bir analitikle güçlendiriyor.

Autodesk SeeControl; kurumlara uzaktan yönetilen ürün ve nesnelerin verilerini analiz ve kontrol etme ve yönetme imkanı sağlıyor. Şirketler böylece mevcut ürünlerini iyileştirip bu ürünlere gerekli zekayı katarak müşterilerine daha yaratıcı yeni servisler sunabiliyorlar. Çözüm, üreticilerin geliştirdikleri ürünün gerçek dünyada nasıl performans göstereceğini kontrol etmelerini ve ürünün gelecek versiyonlarını iyileştirirken canlı veriyi kullanmalarını sağlıyor. Üreticiler olası bir arızayı gerçekleşmeden önce tespit edebiliyor, en az zarar verecek şekilde bakım zamanı belirleyip bakımı yapabiliyor, müşterilerine ürünlerin gerçek dünyadaki performans ve tüketimine dair bilgiye dayalı gelişmiş servisler sunabiliyorlar.

Autodesk Inventor’la işbirliği tasarım sürecinin merkezine oturuyor

Autodesk Inventor 2016’ya Nisan ayında duyurulmasından bu yana eklenen birçok gelişmiş özelliğe ek olarak Autodesk, Inventor aboneleri için “Inventor Connect Design” adlı yeni işbirliği aracını da duyurdu. Gücünü Autodesk 360 bulut platformundan alan yeni servis, ekip üyelerine dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar her cihaz üzerinden erişerek hızlı ve kolay 3D tasarım incelemeleri yapmalarını sağlıyor.

Inventor 2016 kullanıcıları Autodesk A360’ı kullanarak Inventor içinden kolaylıkla bir Design Share işbirliği oturumu açabiliyor, notlar alabiliyor, kararlar arkasındaki eğilimi kaydedebiliyor, kendi fikri mülkiyetlerinin kontrolünü sağlayabiliyorlar. Bulut tabanlı işbirliği çok sayıda mühendisten oluşan ekiplerin ürün geliştirme iş akış sürecinde eş amanlı işbirliği yapmalarına olanak veriyor ve karar alma süreçlerini hızlandırıyor. Yeni güncelleme; üretim, mimarlık ve inşaat sektörlerinde bilgi paylaşımı için bir açık standart olan Industry Foundation Classes (IFC) dosya formatını inşaat uygulamaları için 3D mekanik tasarımların sunulmasını kolaylaştırmak üzere dışa aktarma (export) seçeneği olarak sunuyor. Inventor artık RFA ve ADSK dışa aktarma formatlarına ek olarak IFC’i de destekliyor.