Ana Sayfa Uzman Teknoloji Makaleleri Her büyüklükteki iş ortağı aynı bulut sahasında oynayabilir mi?

Her büyüklükteki iş ortağı aynı bulut sahasında oynayabilir mi?

Nick-McAlister-VMware-globaltechmagazineNick McAlister
VMware EMEA, EMEA Çözüm Sağlayıcıları, Dağıtım ve İş Ortağı, Pazara Girecek Ürünlerden Sorumlu Kıdemli Direktör

Kurumlar, uygulama portföylerini modernize etmeye ihtiyaç duyuyor. Hem çalışanların hem de müşterilerin beklediği deneyimleri sunabilmelerinin, sunulan üretkenliğe ve finansal ödüllere ulaşmalarının tek yolunun bu olduğunu biliyorlar.

Ancak bulut, uygulamaları modernize etmenin de facto yolu haline gelse de burada tek ya da yekpare bir buluttan söz etmiyoruz. Pek çok pazar sektörü ve bölgesinde farklı düzenleme ve veri gereksinimleri nedeniyle, buluta giden rotayı yönetmek zorlaşıyor. Buna bir de tüm genel bulutların birlikte güzelce oynamadığı gerçeğini de eklememiz gerekiyor.

O halde, kurumlar bu çoklu bulut varlığına nasıl ulaşıyorlar ve gerçekten önemsedikleri tek şey, hızlı geliştirmelere ve uygulamanın kendisine erişerek kritik bir iş hedeflerine ulaşmak olduğunda bu bulut karmaşıklığını nasıl yönetiyorlar?

Bunun cevabı büyük ölçüde kurumların, kendilerine olanak sağlayan üçüncü taraf bir ortakla sahip olduğu işbirliğinde. Bazı büyük işletmeler bunu tek başlarına yapıyor ve bulutlarını çalıştırmaktan sorumlu şirket içi ekipler çalıştırıyor. Ancak, uzman bulutu ve/veya uluslararası ulusal veri egemenliği veya düzenleme bilgisi olmayan diğer pek çoğu, bir kurumun bulut kullanımının nihai başarısında yer alacak iş ortaklarına güveniyor.

İş ortaklarının iş yükünü ne ölçüde üstlenebileceklerine dair harika örnekler var. Kararlara yardımcı olan, kurumsal bulut stratejisini planlayan ve kaynak sağlayan bir “sanal CIO” haline geldikleri bile söylenebilir.

Ancak, artık hiper ölçekte bulut sağlayıcıların hakim olduğu ve gittikçe küreselleşen bulut pazarında, tüm bulut ortakları aynı bulut sahasında oynayabilir mi?

Karmaşıklığı çözme

Önümüzdeki üç yıl içinde BT liderleri, uygulamaları yönetmek, oluşturmak ve çalıştırmak için kullandıkları özel, genel ve uç bulut olmak üzere farklı bulut ortamlarının sayısının %55 oranında artmasını bekliyorlar (bu rakam bugün 5,6′ fakat 2023’te 8,3’e yükseliyor). Daha fazla bulut= Daha fazla karmaşıklık.

Çoğu kurum BT varlıklarına baktığında, bu karmaşıklığın, yıllardır sürekli geçiş halindeki bir işletmeyi destekleyen bir BT hizmet yönetiminden doğduğunu görüyor. Bu nedenle, kullanıma hazır ürün ve hizmetlerin karşısında özelleştirilmiş BT yaklaşımını koymak her zaman uygun olmuyor. Aynı durum bulut için de geçerli. Zaman içinde bulutta BT tarafından yönetilmeyen, gizlice finanse edilen iş birimi yatırımlarından bulut güvenliği, ekonomi ve yönetim dahil olmak üzere merkezi bulut yönetimi işlevlerine geçtik.

Bu işlevleri, insanları ve beceri setlerini bulmak güç, eğitilmeleri zor ve sayıları da çok az. Her şeyi farklı şekilde yapan çoklu ve hiper ölçekli bulutlar, bulut yönetimi alanında büyüyen bir çözüm alanı yarattı. Ancak bunların bile kendi sınırları var.

Artık çoğu kurum, işletmelerindeki “onaylı bulut hizmetleri” kataloğu ile bulut üzerinde bir miktar denetim elde ediyor. Ancak, aslında, bulutun gerçekten sunabileceği potansiyeli istemeden de olsa frenlemiş oluyorlar. Bir kullanıcı olarak neye ihtiyacınız olduğunu bilmek ama BT’nin bunu desteklemiyor olması çok sinir bozucu olmalı.

Bulut çözümleri ve hizmetlerindeki iş ortakları ve uzmanlar, kendi alanlarında uzman kişiler. Bu iş ortakları ve uzmanlar, müşterilerin istediği ve ihtiyaç duyduğu hizmetleri sunma merkezleri haline geldiler ve bulutun getirebileceği karmaşıklığın ve değerlerin yönetilmelerine yardımcı oluyorlar.

Ayrıca, farklı jeopolitik, veri yasalarını tanıyorlar, işletme maliyetinin yönetilmesine ve uygulama modernizasyonu için gereken bulutları ve bulut karışımının seçilmesine de yardım ediyorlar.

Ortakların evrimi

Bulutu en etkili şekilde sunmaya yardımcı olabilecek iş ortakları gelişmeye devam ediyor ve son birkaç yılda, müşterilerinin yararına portföylerini tamamlamak için diğer iş ortaklarıyla etkileşim kurabilecekleri stratejiler geliştirdiler. Bu da, müşterilerinin bulut ihtiyaçlarını desteklerken, temel yönetilen hizmetlerle profesyonel ve katma değerli hizmetleri sağlamak için, yeni gelir kanalları arayan iş ortaklarıyla pazar ihtiyacına yanıt verecek şekilde evrimleşmeleri anlamına geliyor.

Bu ortak çözüm uzmanları, müşterilere seçenekler sunarak büyük faydalar sağlıyor; bulutlarını tek bir birleşik bulut platformunda tutarlı bir yönetimle çalıştırma yeteneği; iş yüklerini çalıştırmak ve taşımak için en uygun bulut tavsiyeleri ve veri kümelerini SaaS veya PaaS çözümlerine vb. taşımak için doğru yolu sağlamak gibi alanlarda yardımcı oluyorlar.

Birçok bulut ortağı, örneğin veri yönetimi, büyük veri, yapay zeka veya dikey sektör uzmanları gibi mükemmellik alanları da oluşturdu. Bu iş ortakları, boyut ve ölçek fark etmeksizin, kurumlara uzman danışmanlığı gibi hiper ölçekleyicilerden alamayacakları tek bir operasyonel ve destek bulut ortamı sunabiliyorlar; kurumun şirket içi hizmetini genel buluta kadar destekleyebiliyorlar ve birçok çözüm ve hizmet sunabiliyorlar. Çoğu işletmenin gözünde bu, büyük bir avantaj.

Ancak bu, aynı zamanda, hiper ölçekte bulut sağlayıcılarının ve ortakların çarpıştığı da bir yer. AWS’den Azure’a hiper ölçekli bulutlar, bir iş ortağının kendi bulut karışımına ekleyebileceği ve müşterilerin kapsamlı teklif ve otomasyon ölçekleri nedeniyle kullanmak isteyebileceği önemli birer kaynak. Bulut karışımında kritik hale gelen şey de bu “seçim”. Veri kontrolleri olan, uyumluluğa sahip ve hiper ölçekli bir uç nokta olabilecek veya olmayabilecek iş yükünüzün nerede çalıştığını size söyleyebilen bir bulutu seçme özgürlüğüne sahip olmak, buna bir örnektir.

Ancak bu aynı zamanda bulutların her zaman birlikteyken güzel güzel oynamadığı, örneğin iş yüklerinin taşınmasında, iş yüklerinin yeniden yapılandırılmadan veya yeniden platform oluşturmadan tersine çevrilebilmesinde zorluklarla karşılaştığı bir yerdir.

Herkesin oynayabileceği evrensel “bulut sahasının” ortaya çıkışı

Bu nedenle, iş yüklerini, aynı platformu çalıştıran herhangi bir genel bulutun içinde ve dışında herhangi bir yeniden düzenleme gerektirmeden aynı tutarlılıkla çalıştırabilen (operasyonlar, güvenlik ve yönetim) tek bir bulut platformuna sahip olmanın ideal bir çoklu bulut altyapısının kalbi olduğuna inanıyoruz ve bu aynı zamanda iş ortağının da araç seti.

Basitçe söylemek gerekirse, iş ortakları seçim yapılabilmesini sağlıyor. İş ortakları, bir kurumun iş yüklerini yürütmek için tüm doğru bulutları seçebilmesini ve müşterinin tercih yapabilmesini mümkün kılıyor. Kilitlenmeyen, en iyi bulutun seçilmesini sağlıyor. Tüm değerli çözümleri ve hizmetleri oluşturmak için mükemmel bir alan yaratıyor.

Tüm iş ortaklarının oynayabileceği ve müşterilerin potansiyelinin tam olarak gerçekleştirilmesine yardımcı olabileceği, gerçekten evrensel bir “bulut sahası” gerekiyor. Accenture CEO’su Julie Sweet’in dediği gibi: “Bulut, değişime hakim olmak için en güçlü tek araç.”

Doğru uzmanlığın, doğru zamanda, doğru teknolojiyle bir araya gelmesi, gerçek ortaklıkların müşterilere en çok ödülü sunduğu bulut platformunun temelini oluşturuyor.

Sadece bulutta değil, yaşamda da ortak

Organizasyonlar yeni ürünleri daha hızlı pazarlamak, çalışanların üretkenliğini artırmak ve yeni ürünler sunmak için kaynakları serbest bırakmak ister ama bunu tek başlarına yapamazlar. Kurumlar, ihtiyaç duydukları harika hizmetler ve danışmanlıkla birlikte uygulamaları herhangi bir bulut üzerinden sunabilecek bir ortağa ihtiyaç duyuyorlar.

Uygulamaları ve hizmetleri yönlendirmek için her yerde bulunan bir bulut platformundan nasıl yararlanılacağını anlayan ve buna yatırım yapan iş ortakları, en iyi konumda olan ortaklar arasında yer alıyor. İşletmelere ihtiyaç duydukları her şeyi sağlayarak müşterileri kendi iş hedeflerine odaklanmaya bırakabiliyorlar.

İlk bakışta, bazı kurumlar bulut(lar) aracılığıyla uygulama modernizasyonuna giden rotayı mayın tarlası olarak görebilirler. Ortaklar, bunun olmaması için varlar. İş ortakları, ülke veya boyuttan bağımsız olarak aynı bulut hizmeti sahasında rekabet edebilir; ne var ki yalnızca tek bir ortak bulut platformunu paylaşırlarsa bu mümkün.