Ana Sayfa Haberler 2022’de bağlı iş dünyasını şekillendirecek 4 ana trend

2022’de bağlı iş dünyasını şekillendirecek 4 ana trend

de-cix-globaltechmagazineNe yazık ki pandeminin dünya üzerindeki etkileri devam edecek ve bu kış yılbaşı alışverişleri de kutlamalar da aile/arkadaş buluşmaları da yine online olacak gibi görünüyor. Mümkün olan en düşük gecikme süresine sahip güvenli ve sorunsuz İnternet bağlantıları da tam bu nedenle giderek daha önemli hale gelecek – İnternet bağlantısının önemi, hem özel hayatlarımız hem de genel bir resim içinde ekonomi için kendisini belli edecek. İşte bu noktada İnternet Değişim Noktaları (IX) önemli bir rol oynuyor. Çünkü değişim noktaları, operatörlerden streaming ve bulut hizmet sağlayıcılarına kadar her boyuttaki ağlar arasında sorunsuz, güvenli ve hızlı veri paketi alışverişini garanti eder. DE-CIX Teknoloji Başkanı Thomas King; 2022 yılında bağlı dünyayı, internet trendlerinin evrimini ve birbirine bağlı iş dünyasını şekillendirecek 4 ana trendi tanımladı:

Otomasyon: Tıklama ile birbirine bağlantı rezervasyonu

Otomasyon artık sadece üretim dünyasına ait bir konu değil. Gün geçtikçe daha fazla sektör, daha esnek olabilmek için rutin BT akışlarını otomatize etmek üzere çözümler geliştiriyor. Özellikle şu anda yaşadığımız gibi belirsizliğin hakim olduğu zamanlarda, esneklik çok önemli bir fırsat. Örneğin, bir perakendecinin ticari faaliyetleri aniden fiziksel mağazadan online mağazaya kayarsa, müşterilerini iş kesintisi nedeniyle kaybetmemek için mutlaka hızlı aksiyon verebilmeli. İnternet Değişim operatörleri, hem API hem de self servis portalları aracılığıyla birbirine bağlantı hizmetlerini yönetme şansı sunarak hızlı aksiyon alma konusunda müşterilerine olanak sağlıyor. Bu, İnternet Değişim Noktası’ndaki hizmetlerin, bilinen bir bulut sağlayısında olabileceği kadar kolay bir şekilde rezerve edilebileceği anlamına gelir. Bu mümkün çünkü bir İnternet Değişim Noktası’ndaki altyapının büyük bir kısmı artık sanallaştırılmış yapıda. Ancak fiziksel altyapı alanında da otomasyon yaklaşımları mevcut. Bir API’ya ve gelişmiş bir self servis portalına ek olarak, örneğin DE-CIX Frankfurt’ta, günün herhangi bir saatinde, kabloları yalnızca saniyeler içinde tamamen otomatik olarak yeniden konumlandıran üç “patch” robotu bulunuyor.

Veri değişiminde yeni bir dönem

Daha önce hiç bugünkünden daha fazla veri değişimi olmamıştı. Ancak sorunlar hala devam ediyor: Örneğin, büyük veri paketlerinin gizli, iki taraflı değişimi söz konusu olduğunda, bunlar bazen hala sabit disklerde depolanıyor ve fiziksel olarak taşınıyor.

Gelecekte, Gaia-X bağlamında bu konuyu ele almak için yüksek performanslı ve gizli veri kanalları geliştirilecek. Gaia-X projesinin arkasındaki temel fikir, merkezi olmayan, birbirine bağlı altyapı hizmetlerine dayalı, güvenli veri değişimi için egemen bir Avrupa sistemi yaratmak. Güvenlikle ilgili giderek daha fazla talep görecek bir diğer hizmet, farklı aktörlerin bir IX aracılığıyla kendi özel ağlarına bağlanmasına izin veren Kapalı Kullanıcı Grupları. Kapalı Kullanıcı Grupları kurumlara, herkese açık eşleştirme altyapısından uzakta kendi birbirine bağlı ortamlarını oluşturmalarına olanak tanıyor. Kurumlar böylece, verileri güvenli ve verimli bir şekilde paylaşmak için birden fazla farklı konumda bulunan seçili iş ortakları, tedarikçiler ve müşterilerle bağlantı kurabiliyor. Birbirine bağlantı platformu, optimize edilmiş güvenlik önlemleri ve iyileştirilmiş performans ile Kapalı Kullanıcı Grubu üyeleri arasında doğrudan bağlantı sağlıyor. Bu aynı aynı zamanda, iş ortaklarının veya tedarikçilerin dijital sağlık hizmetlerinden otonom sürüşe kadar uzanan karmaşık dijital hizmetleri geliştirmek veya yönetmek için gereken verileri hızlı, güvenli ve doğrudan dönüştürmesine olanak tanıyor. Bulut çözümleri veri depolamayı ve yönetimini kolaylaştırırken, birbirine bağlantı platformları da çoklu veri değişimini sağlamanın anahtar olarak öne çıkıyor.

“Glokalleşme” ivme kazanıyor

Sanal gerçeklik, bulut oyun ve e-sağlık gibi çeşitli yeni teknoloji uygulamaları, internete bağlı ve otonom arabalardan bahsetmeye gerek yok, mümkün olan en düşük gecikme süreleri için her zamankinden daha büyük bir talep içinde. Özellikle mobilite uygulamaları için, bir milisaniyenin altındaki son derece düşük gecikme süreleri çok önemli. Veriler sonsuz hızda hareket etmez, bu nedenle en yakın veri merkezinin maksimum yaklaşık 80 kilometre uzakta olması gerekir. Veri değişimlerinin sadece metropollerde olduğu merkezi bir internet yapısı artık bu gelişmelerle baş edemiyor. Dolayısıyla, verilerin hosting ve işleme süreçlerinin giderek daha fazla sınıra yaklaştığını göreceğiz. Başka bir deyişle, müşterilerin verileri ve veri işleme süreçleri asıl konumlarına yaklaşacak. Bir dereceye kadar, durum zaten böyle: Bir Amerikan streaming sağlayıcısı, yeni serilerini Avrupa’da pazara sürdüğünde Avrupa veri merkezlerinde host edecek. Ancak şu anda, bu yalnızca büyük merkezler geçerli. Mevcut dijital merkezlerden uzakta ama kalabalık bölgelerde bulunan Ruhr-CIX gibi Tier 2 ve Tier 3 İnternet Değişim Noktaları’nda artan bir büyüme görüyoruz. Aslında Almanya burada lider. Ancak bu gelişme global olarak da devam edecek ve İnternet Değişim Noktaları gelecekte sadece yerleşik dijital metropollerde değil, tüm dünyada bölgesel merkezlerde de bulunacak.

Yarının arabası internete bağlı

İstikrarlı bir veri bağlantısı, araçlar için giderek daha önemli hale geliyor. Örneğin, en yakın şarj istasyonuna ilişkin gerçek zamanlı bilgiler, elektrikli otomobillerin hareket yarıçapı için çok önemli olabilir. Aynı zamanda, internete bağlı arabalarda ve otonom sürüşte giderek daha fazla gelişme var ve bunlar aynı zamanda yüksek veri talebini ve düşük gecikme ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Bu nedenle gelecek yıl, bugün gördüğümüz bir trendin devamını göreceğiz: Otomobil üreticileri dijital şirketler haline gelecek. Daha sonra, hangi sistem ve hizmetleri büyük teknoloji şirketlerinden alacaklarına ve hangilerini şirket içinde kurup/yöneteceklerine e karar vermek zorundalar. Her iki durumda da ihtiyaç duyulan şey, araba ile sunucu ve farklı iş ortakları arasında veri değişimi için bir yol haritası. ve Bu veri değişiminin güvenli olduğu kadar hızlı olması da gerekir.

Global Covid-19 pandemisinin daha sonraki seyrini tahmin edemeyiz. Ancak son iki yıla bakarak dijital servislerin büyümesinin büyük ölçüde arttığını söyleyebiliriz. Doğrudan, fiziksel alışverişin mümkün olmadığı durumlarda, bu hizmetler online ortamda yerini alır. İçerik sağlayıcılar, ağ operatörleri, İnternet Değişim Noktaları ve daha önce teknoloji sektörünün bir parçası olmayan şirketler, bu hizmetler için altyapıyı yalnızca dijital olarak gelişmiş merkezlerdeki insanlara değil, aynı zamanda daha önce daha az dijital hizmet verilen bölgelerdeki insanlara sağlamak için de çalışıyor. Yol gösterici ilkeler, dijital çağımızın temel ihtiyaçları: Esneklik, güvenlik ve hız.