Ana Sayfa Haberler Dünya Sağlık Örgütü de açık kaynak teknolojilerini kullanıyor

Dünya Sağlık Örgütü de açık kaynak teknolojilerini kullanıyor

Red-Hat-globaltechmagazineRed Hat, uluslararası kamu sağlığından sorumlu Birleşmiş Milletler’in özel kuruluşu Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile birlikte çalıştığını duyurdu. İki organizasyon, bu iş birliğiyle yeni ve en gelişmiş teknolojilerle oluşturulan eğitim merkezi WHO Academy kapsamında Learning Experience Platform’un (LXP) geliştirilmesini desteklemek için sürdürülebilir açık kaynak geliştirme altyapısı yaratıyor.

Bu iş birliğinde Red Hat Open Innovation Labs, Open Practice Library ve Red Hat’in topluluk projelerindeki açık kaynak teknolojilerinin modern geliştirme yöntemleri kullanılıyor. DSÖ yönetim, sürümleri test etme, kodları analiz etme ve veriyi görselleştirme gibi süreçlere yardımcı olması için ölçeklenebilir ve daha esnek DevOps platformu kurdu. Bu sayede ilgili sağlık bilgilerine daha hızlı erişim sunuyor ve yanlış bilgilerin azalmasını sağlıyor.

Bilgiye tüm dünyada duyulan ihtiyaç

COVID-19 ile ilgili verilerin neredeyse her gün yenilenmesiyle sağlık çalışanlarının en güncel ve doğru bilgilere erişebilmesi gerekiyor. Zamanlı bilgilerin daha hızlı bir şekilde ulaştırılması, gittikçe önemli hale geliyor ve DSÖ de dünyanın dört bir yanındaki sağlık çalışanlarının hızla değişen ihtiyaçlarını giderebilmek için dijital kapasitelerini artırması gerektiğini fark etti. DSÖ aynı zamanda Red Hat ile yeni uygulamalar geliştirerek en yeni sağlık bilgilerinin ve ispatların doktorlara, yasa koyuculara ve kendi çalışanlarına daha hızlı dağıtılması ihtiyacının çözülebileceğini de gördü.

Açık yaklaşım ile hız ve doğruluk

DSÖ’nün yeni DevOps platformu; yanlış bilgilerle mücadele etme ve yeni bir öğrenme deneyim platformu oluşturmak için ek beceri elde etme gibi bugün karşılaştığı güçlüklere karşı adım atmasını sağlıyor. DSÖ aynı zamanda sağlık çalışanlarının daha kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimi gibi ilerleyen günlerde duyabileceği ihtiyaçları karşılayabilecek bir açık veri modelinin temelini oluşturmak istedi.

Red Hat Open Innovation Labs’ta sanal olarak 8 hafta geçiren DSÖ ekibi, Red Hat uzmanlarıyla birlikte çalıştı. Red Hat Open Innovation Labs, kurumların insanları, uygulamaları ve teknolojiyi birbiriyle entegre etmesine yardımcı olarak yazılım ve ürün geliştirme süreçlerindeki çevikliği artırmayı hedefliyor. Ayrıca inovasyonun ortaya çıkmasını sağlamak ve içerideki güçlükleri daha kısa sürede çözmek de hedefleri arasında yer alıyor.

DSÖ’nün Bilgi Yönetimi ve Teknoloji ekibi bu inisiyatifin bir parçası olarak geleneksel proje yönetim yaklaşımlarına paralel olarak yeni çevik metodolojiyi, ürün geliştirme ve DevOps yöntemlerini kullanmaya başladı. Bu kültürel değişimlerle artan ihtiyaçlara daha fazla uyum sağlanması ve DSÖ DevOps platformunun mevcut ve gelecekteki talepler için daha ölçeklenebilir olması hedefleniyor. Red Hat Open Innovation Labs’ta çalışırken elde edilen beceriler ve araçlar, tek bir kişiye veya teknolojiye bağlı olmayan bir öğrenme çözümünün temelinin oluşmasına yardımcı oldu. DSÖ ekipleri artık yeni platformunu ve bünyesindeki süreçleri yönetmek için bütüncül bir bilgi birikimine ve yetkinliğe sahip.

Dijital dahil etme süreciyle kimse geride kalmıyor

DSÖ ilk aşamadan itibaren açık kaynak teknolojisini kullanarak bir platform yapmak istiyordu. Açık kaynak, bu prensiplerle uyumlu bir şekilde farklı ekiplerin birlikte çalışmasını sağlamanın yanında özellikle düşük ve orta düzey gelire sahip ülkeler için erişilebilirlik ve uygun maliyet sunuyor.

Yeni LXP tamamen Red Hat’in açık hibrit bulut teknolojileri üzerinde çalışarak DSÖ’ye ölçeklenebilir, esnek ve daha güvenli bir platform sunacak. Red Hat OpenShift, konteynerleştirilmiş uygulamaların ve özelliklerin geliştirilmesi ve hizmete alınması için bulut yerlisi bir temel ile iyileştirilmiş bir ortam sunuyor. Red Hat CodeReady Workspaces ise LXP geliştiricilerine hızlı ve güvenilir bir Kubernetes geliştirme temeli sunmak için kullanılıyor. LXP’nin açık kaynak bir çerçeve üzerine inşa edilmesiyle DSÖ artık gelişmekte olan mimarileri ve uygulamaları daha iyi bir şekilde sürekli kullanabiliyor ve küresel sağlık çalışanlarına kademeli olarak gerçek zamanlı değerler sunabiliyor. Ek olarak tüm bulutlarla çalışabilen Red Hat OpenShift, DSÖ’nün LXP’yi herhangi bir bulut sağlayıcısına bağlı kalmadan talebe göre ölçeklendirebilmesini sağlıyor.

Red Hat Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Küresel Hizmetler Genel Müdürü Hans Roth, konuyla ilgili şunları söylüyor: “DSÖ uzun zamandır kamu sağlığı kaynakları için inovatif çözümlerin geliştirilmesine öncülük ediyor. DSÖ ile açık kaynak bir platform geliştirmekten mutluluk duyuyoruz. Bu platform, dünyanın sadece COVID krizine değil, gelecekte sağlığı tehlikeye sokacak gelişmelere karşılık verme şeklini değiştirecek potansiyele sahip. Red Hat Open Innovation Labs’ın yardımlarıyla DSÖ, DevOps yaklaşımını kullanarak, zorlukların üstesinden iş birliğiyle gelerek geleneksel BT bariyerlerini ortadan kaldırdı. Bunun sonucunda Red Hat’in de desteğiyle dünyanın dört bir yanındaki sağlık çalışanlarına bilgileri daha verimli bir şekilde sunabilen çevik bir DevOps platformu ortaya çıktı.

Dünya Sağlık Örgütü CIO’su ve Dijital Sağlık Direktörü Bernardo Mariano da “Red Hat Open Innovation Labs’la çalışarak açık kaynak teknolojilerini kullanan daha esnek ve uyumlu bir çözüm geliştirdik. Ek olarak küresel olarak sağlık çalışanlarına yalnızca COVID ile ilgili bilgileri zamanında sunabilen değil, aynı zamanda gelecekteki ihtiyaçlara göre ölçeklenebilen ve uyum sağlayan bir DevOps platformu oluşturabildik.