Ana Sayfa Red Hat Kubernetes Nedir?

Kubernetes Nedir?

Red-Hat-globaltechmagazineKonteyner teknolojisi ile yakın ilişki içerisinde olan Kubernetes, teknolojik araçları hızlı bir biçimde yönetmeye yardımcı olarak birçok kuruma ivme kazandırıyor. Bir diğer deyişle, Kubernetes ile konteynerlerinizdeki uygulamalarınızı rahatça kontrol edebiliyorsunuz.

Kubernetes, Yunanca dümenci anlamına gelen bir kelimeden türetilmiş. Bazı kaynaklarda K8S olarak da geçen yazılımın teknolojideki karşılığı ise konteyner mimarisi içerisinde kullanılan uygulamaları dağıtmak, çoğaltmak veya azaltmak gibi işlemleri tek bir noktadan hızlı bir şekilde yapılmasına olanak tanımak anlamına geliyor. Detaylı bilgi için aşağıdaki linke göz atabilirsiniz.

https://www.redhat.com/en/topics/containers/what-is-kubernetes

Günümüzde birçok şirket sanallaştırma yoluyla bulut hizmetlerini kullanıyor. Bu hem maliyet açısından hem de hız açısından kurum ve kuruluşları artıya geçiriyor. Bulut ile birlikte kullanılan teknolojilerden birisi de Kubernetes. Özellikle konteyner teknolojisini yönetmek ve daha düzenli kullanmak için kullanılan Kubernetes, son kullanıcının tüm teknolojiyi bir orkestra şefi gibi idare etmesine olanak tanıyor. Linux ve Windows konteynerlerini daha kolay yönetmeye olanak tanıyan yazılım ile birlikte verimli bir çalışma ortamı kurulabiliyor.

Red Hat, Kubernetes’in kuruluşundan bu yana içerisinde olan öncü şirketlerin başında geliyor. Dolayısıyla bu alanda son derece büyük bir tecrübeye sahip olan şirket, müşterilerine doğru bir hizmet süreci sunarak en iyi teknolojik dönüşümü sağlamaya çalışıyor. Red Hat, OpenShift Container Platform, konteyner mimarisine alınmış uygulamaları oluşturmak ve ölçeklendirmek için tutarlı bir hibrit bulut kurumsal Kubernetes platformu sunuyor. Bu sayede son kullanıcıya tüm yeteneklerini sergileyerek, her alanda yardımcı oluyor. Kubernetes ve Openshift’in farklarına göz atmak için aşağıdaki linke bakabilirsiniz.

https://www.redhat.com/en/topics/containers/red-hat-openshift-kubernetes

Kubernetes’in Kısa Tarihi

Kubernetes’in tarihi açık kaynak ya da konteyner teknolojisi kadar eskiye gitmiyor. Ancak bir ihtiyaçtan doğduğu için yine de bu gelişmelere dayanıyor. Google mühendisleri tarafından tasarlanan Kubernetes, GO dilinde yazılmış bir enstrüman. Cloud Native Computing Foundation tarafından desteklenen yazılım 2004 yılından beri kullanılıyor.

Tarihler 2014’ü gösterdiğinde ise Kubernetes açık kaynak olarak son kullanıcılara uygun bir şekilde tanıtıldı. Sistemsel olarak şirketlerin bulut teknolojisi ve dolayısıyla konteyner kullanımına bağlı olarak daha otonom bir yapı için kaçınılmaz olarak kullanıcıların hizmetine açılan Kubernetes, bugün milyonlarca konteyneri yönetmek için kullanılıyor.

Google 2015 yılında Linux Foundation ile işbirliği yaparak Kubernetes’in ana kodlarını sundu. Bugün 1400 şirket tarafından açık kaynakta sürekli olarak güncellenen büyük bir teknoloji haline geldi.

Kubernetes Kullanıcılara Ne Sağlıyor?

Kubernetes’in ilk ve en önemli işlevi kullanıcıların bulut içerisindeki çalışmaları optimize edebilmelerini sağlamak. Bu da konteynerler üzerindeki çalışmaları basitleştiriyor. En büyük kullanım yerlerinden birisi olan bulut içerisindeki konteynerler içerisinde var olan uygulamaları kolay bir şekilde yönetip, çalıştırabilirsiniz.

Zaman içerisinde büyüyen ekosistemi kontrol altında tutmanızı, sistem içerisinde aradığınız bir dosyayı saniyeler içerisinde bulmanızı ve üzerinde çalışmanız için alan açılmasını sağlıyor.

Yazılımı kullanarak, mikro servis mimarisi içerisinde yer alan uygulamalarınızda oluşan sorunları görüp, kısa süre içerisinde çözebiliyorsunuz.

Program aracılığı ile buluttaki yük dengelerini kontrol ediyor, depolama alanınızı sürekli olarak gözetim altında tutabiliyorsunuz. Sizi gereksiz yüklerden kurtarıyor ve alan açılmasını sağlıyor.

Kubernetes, hibrit bulut teknolojisini de desteklediği için farklı noktalara geçiş yapmanızı, dolayısıyla konteynerlerinizi taşımanızı mümkün kılıyor. Böylece hızlı bir şekilde entegre oluyorsunuz. Dolayısıyla birden çok ortamda çalışma imkanı elde ediyorsunuz.

Sistem sayesinde uygulamaların güncellemelerini kontrol altında tutabiliyorsunuz. Sürüm geçişlerini yazılım ile kontrol altına alıyor, kısa sürede bu sorunu ortadan kaldırabiliyorsunuz. Bu sayede her program için ayrı kontrol süreci yaşamıyor, zamandan tasarruf ediyorsunuz.

Kubernetes, uygulamalarda meydana gelen aksaklıkları tespit ettikten sonra işi size bırakmadan otomatik düzeltme başlatabiliyor. Bu sayede siz işleriniz sekteye uğramadan, sağlıklı bir biçimde ilerliyor.

Kubernetes Birimleri Nelerdir?

Kubernetes, birçok bileşenden oluşan bir teknolojidir. Dolayısıyla bunları açıklamadan Kubernetes’i tam olarak anlatmış sayılmayız.

Pod: Kubernetes evreninde en küçük birimlerdendir. Her pod’a özel IP atanır ve içerisinde ucu açık kalmak üzere en az bir konteyner bulunur.

Servis: Pod adını verdiğimiz grupları belirli bir çerçeve ile sunmayı sağlayan düzenin adıdır. Dolayısıyla oluşturduğumuz podları servise bağlayarak sunabiliriz. Aynı zamanda içerde pod’lar servisler aracılığıyla haberleşmektedir.

Headless Service: Podları bağladığımız servislerin hepsinin IP’lerine dönüş yapılması isteniyorsa bu ağa bağlanmalıdır. Bu sayede müşteriler tüm podlara kısa sürede ulaşabilirler.

Persistent Volume: Kısaca kalıcı hale getirmektir. Konteyner içerisinde yapılan çalışmaların kalıcı hale getirilmesi işlemi gerçekleşmezse pod’ların açılıp kapanma açıp, kapatma durumlarında oluşturulan veri kaybedilir. Bu tip durumlarla karşılaşmamak için PersistentVolume kullanılır.

DaemonSet: Bir örnekle açıklamak gerekirse; uygulamanızın her bir makine üzerinde çalışması istendiğinde Daemonset yapılarını kullanıyoruz. Cluster’ınıza yeni bir node eklediğinizde uygulamanız otomatik olarak bu yeni node üzerinde ayağa kalkacaktır.

ReplicaSet: Bir poddan kaç tane replica çalıştırmak istiyorsanız replica sayısını vererek mümkün hale getirebileceğiniz araçtır. Örneğin bir podun sadece 2 replica çalışmasını istiyorsanız sayıyı verdiğinizde yalnızca 2 tane çalışır.

Deployment: Kubernetes dağıtımı, uygulamalara bildirim temelli güncellemeler sağlayan Kubernetes’teki bir kaynak nesnesidir. Uygulamanın yaşam döngüsünü, örneğin uygulama için hangi görüntülerin kullanılacağını, olması gereken bölme sayısını ve bunların güncellenme şeklini açıklamanıza olanak tanır.

StatefulSet: Nerede planlandıklarına bakılmaksızın koruduğu benzersiz, kalıcı kimliklere ve kararlı ana bilgisayar adlarına sahip bir Kapsül kümesini temsil eder. Herhangi bir StatefulSet Kapsülü için durum bilgileri ve diğer esnek veriler, StatefulSet ile ilişkili kalıcı disk depolamasında tutulur.

Kubernetes’in Konteyner ile İlişkisi Nedir?

Aslına bakarsak Kubernetes, Docker haricindeki konteyner motorlarını da destekliyor. Dolayısıyla konteyner teknolojisi ile uyumlu bir şekilde çalışıyor. Konteyner teknolojisi büyük yükleri kısa sürelerde taşımak, petabaytlarca alan kaplayan yükleri küçük alanlarda kullanıp kontrol etmek amacıyla kullanılan bir teknoloji. Ancak konteyner bile çoğu zaman büyüyerek kontrolü zor hale gelmeye başlayabiliyor. Bunu daha basit hale getirmek amacıyla Kubernetes teknolojisi ortaya çıktı. Bu nedenle önce konteyner doğdu ve bir süre sonra ihtiyaca bağlı olarak Kubernetes kullanıcıların hizmetine sunuldu.

Google gibi büyük iş yükleri olan sistemler, konteyner ve Kubernetes gibi gelişmeleri çok öncelerden beri kullanmaktaydı. Dünyanın en büyük sistemine sahip olan bu dev şirket, konteynerlerin Docker aracılığı ile son kullanıcının hizmetine açılması sonrasında Kubernetes konusunda adım atarak bunu da sistemsel olarak büyük yükleri olan kurumların kullanabileceği hale getirdiler.

Büyük Konteyner Yüklerinizi Kubernetes ile Kontrol Edin

Şirketler artan yüklerini daha az kapasitede tutabilmek ve hızlı bir şekilde kontrol edebilmek için konteyner kullanmaya başladı. Ancak büyük operasyonu olan çok uluslu şirketler için konteyner teknolojisi dahi zaman zaman karmaşıklaşabiliyor. Bu nedenle Kubernetes kullanarak bunun önüne geçebiliyorsunuz.

Kubernetes, büyük konteyner yüklerinizi daha kolay kontrol etmenizi ve hibrit bulut aracılığı ile hızlı bir şekilde hareket ettirmenizi sağlıyor. Böylece zaten daha az yer kaplayan yüklerinizi ekstra hızlarda farklı yerlere taşıyarak çalıştırabiliyorsunuz.

Uygulamalarınız büyüdükçe oluşabilecek hataları da otomatik olarak kontrol edebiliyorsunuz. Dolayısıyla Kubernetes’i fabrikada çalışan robot gibi görebilirsiniz. Sizin için tüm işleri yapan ve sonucunda derli toplu bir iş gücü sağlayan teknoloji ile işlerinizi kısa sürelerde, zaman kaybetmeden sonuçlandırabilirsiniz.

Neden Kubernetes Kullanmalıyız?

Hızla gelişen dünyada teknolojik gelişmeler de büyük bir hızla değişip, dönüşüyor. Bu bağlamda Kubernetes artan yüklerin altından kalkmak için mutlaka kullanılması gereken bir enstrüman.. Kurumların sürekli olarak artan iş kapasitesi ile kendi başlarına bu yükleri kontrol etmesi oldukça zor hale geliyor. Bu noktada imdadımıza yetişen Kubernetes, konteynerlerimizi daha rahat kontrol etmemize ve uygulamalarımızı bulut ortamında çalıştırmamıza yardımcı oluyor.

Ayrıca Kubernetes son derece güvenli bir yapı. Bugün dünyanın en büyük bankaları dahi Kubernetes sistemini kullanıyor ve iş yüklerinin büyük kısmını bulut ortamına taşıyor. Bu noktada uçtan uca güvenlik sistemi ile kurumların ve kişilerin bilgilerini, uygulamalarını güvenle bulut ortamında konteynerler içerisinde saklayabiliyorlar.

Red Hat’in konteyner odaklı çözümleri ve eğitimleri, konteynerlerin sunduğu her şeyden yararlanmanız için size altyapı, platform, kontrol ve bilgi sağlıyor.

Konteynerler uygulama teslimatını daha hızlı yapıyorlar. Farklı dağıtım ortamları hakkında endişelenmeden ekiplerin birlikte çalışmasını kolaylaştırıyorlar. Ayrıca güvenlik çözümünüzün ve uygulama entegrasyon stratejinizin etkili bir parçası haline geliyorlar.